Vergide 1 Ocak Krizi / Bumin Doğrusöz
(08.10.2015)
Yasama organınca kabul edilmiş kanun hükümlerinin yürürlüğe giriş zamanı gibi yürürlükten kalkış usul ve zamanları da çeşitli şekillerde olabilmektedir. Kanun hükümleri ya bir başka kanunla açıkça...

 Yasama organınca kabul edilmiş kanun hükümlerinin yürürlüğe giriş zamanı gibi yürürlükten kalkış usul ve zamanları da çeşitli şekillerde olabilmektedir. Kanun hükümleri ya bir başka kanunla açıkça veya bir başka kanunla farklı yönde düzenleme getirilerek zımnen yürürlükten kaldırılabilir. Kanun koyucu hükümlerin yürürlükten kalkmasını bir koşula bağlayabileceği gibi, süre sınırı da koyabilir.

Vergi kanunları düzenlemelerinden özellikle geçici maddelerle kabul edilmiş olanların bazılarında süre sınırı bulunmaktadır. Aşağıda bahsedeceğimiz düzenlemeler bu konudaki örnekleri oluşturmakta ve yürürlük süreleri 31.12.2015 tarihinde dolmaktadır.

Bu düzenlemeler son derece önemli düzenlemelerdir, hatta bazıları ülke ekonomisi üzerinde dahi sonuç doğuracak niteliktedir. Bu düzenlemelerin pek çoğunun süresinin uzatılması gerekmektedir. Ancak yasama organının seçim dolayısıyla tatile girmiş olması, seçimden sonra yasama organının oluşumu, komisyonların teşkili, görünüşe göre hükümetin kurulmasının zaman alacak olması, güvenoyu görüşmelerinin alacağı süre dikkate alınırsa ve kalan sürenin ancak bütçe kanununun görüşülmesine tahsis edilmesinin gerekliliği karşısında bu süre uzatımının nasıl gerçekleşebileceği şimdiden büyük bir soru işaretini oluşturmaktadır.

31 Aralık’da yürürlükten kalkacak ve 1 Ocak’tan itibaren uygulanamayacak olan vergi düzenlemeleri aşağıdaki gibidir:

1 Ocak'ta, Gelir Vergisi Kanunu'nun geçici 67. maddesi yürürlükten kalkacaktır. Bu maddenin yürürlükten kalkması borsadan elde edilen hisse senedi alım satım kazanlarının, kamu borçlanma kağıtlarından elde edilecek faiz veya satış kazançlarının, başta yatırım fonları olmak üzere fonlardan sağlanacak kazançların vergilendirme rejimi tamamen değişecek, bu kazançları elde edenlerin bir çok halde yıllık beyanname vermesi gerekecektir. Mevduat faizleri dahi beyan konusu olabilir hale gelecektir. Bu maddenin yürürlükten kalkmasının finans piyasalarını olumsuz etkileyeceği açıktır. Ülkemizde tasarruf oranının düşüklüğü de dikkate alınırsa, buradaki olumsuzluğun kredi ve fon temin etme olanaklarını kısacağını, yatırımları da olumsuz etkileyeceği açıktır.
1 Ocak'ta, Gelir Vergisi Kanunu'nun geçici 68. maddesi yürürlükten kalkacaktır. Bunun sonucunda at yarışlarına katılan jokeylere, yamaklarına ve antrenörlerine yapılan ücret ödemeleri artan oranlı tarifeye tabi olacaktır. Yerine göre bu gelirler ilgilisince yıllık beyannameye konu edilebilecektir.

1 Ocak'ta, Kurumlar Vergisi Kanunu'nun geçici 2. maddesi de yürürlükten kalkacaktır. Sonucunda, dernek ve vakıfların kamu veya özel sektör borçlanma kağıtlarına yaptıkları yatırımlarla yukarıda söz ettiğimiz geçici 67. Madde kapsamında bulunan yatırımlardan elde edecekleri faiz veya kâr payı türünden gelirler boyutuna göre iktisadi işletme oluşuna sebebiyet verebilecektir. Aynı şekilde 1 Ocak'tan itibaren Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı teknik ve mesleki eğitim okullarının atölye ve uygulama birimleri ike ana okulu, kreş, çıraklık ve halk eğitim merkezlerinin uygulama birimlerine bağlı döner sermayelerin kazançları kurumlar vergisine tabi olacaktır.

1 Ocak’ta, Katma Değer Vergisi Kanunu'nun geçici 17. maddesi yürürlükten kalkacaktır. Buna göre, dahilde işleme ve geçici kabul rejimi kapsamında ihraç edilecek malların üretiminde kullanılacak maddelerin temininde tecil - terkin uygulaması sona erecektir. Bu nedenle söz konusu rejimler kapsamında ihraç edilecek malların üreticileri, üretimde kullanacakları maddeleri 1 Ocak'tan sonra KDV’li olarak temin edeceklerdir. Bu uygulamanın söz konusu rejimler çerçevesinde yapılacak üretim ve ihracatları olumsuz etkileyeceği açıktır.

1 Ocak’ta, Katma Değer Vergisi Kanunu'nun geçici 23. maddesi yürürlükten kalkacaktır. Bu maddenin yürürlükten kalkması ile Milli Eğitim Bakanlığı'na bilgisayar ve donanımların bedelsiz teslimleri ile bunlara ilişkin yazılım teslim ve hizmetleri, bu mal ve hizmetlerin bağışı yapacak olanlara teslim ve ifası KDV’ye tabi hale gelecektir.

1 Ocak’ta, Katma Değer Vergisi Kanunu'nun geçici 31. maddesi yürürlükten kalkacaktır. Buna göre, üyelerine veya çalışanlarına emekliliğe yönelik taahhütte bulunan dernek, vakıf, sandık, meslek kuruluşu veya ticaret şirketlerinin yurtiçi veya dışı birikim ve taahhütlerinin bireysel emeklilik sistemine aktarılması amacıyla taşınmaz ve iştirak hissesi devirleri katma değer vergisine tabi hale gelecektir. Bu istisnanın getirdiği olanaktan yararlanmamış, bir başka deyişle bu aktarmayı yapmamış olanlar, söz konusu devirler dolayısıyla KDV ödeyeceklerdir.

Bu listeyi sadece kamu açısından yayınlamadım. Mükellefler de bilsinler ve 1 Ocak'tan itibaren olabilecek olası vergi uygulamaları karşısında konumlarını belirleyerek tedbirli olmaları için yayınladım.

1 Ocak’ta süresi dolacak bu düzenlemelerden özellikle Gelir Vergisinin Kanunu'nun geçici 67. maddesi, Kurumlar Vergisi Kanunu'nun geçici 2. maddesi ve Katma Değer Vergisi Kanunu'nun geçici 17. maddesinin süresinin uzatılamaması ekonomik göstergeleri dahi etkileyebilecek nitelikte önemli sıkıntılara yol açabilecektir. Diğerlerinin süresi uzatılmasa dahi olabilir.

Ancak burada kanun maddelerinde yazılı süreleri uzatmanın yalnız ve yalnız kanunla yapılabilecek olması ve 1 Kasım seçimlerinden sonra torba kanun niteliğinde bile olsa kanun çıkartmanın hem süre hem de hükümetin oluşması açısından zorluğu, şimdiden hem idareyi hem mükellefleri ve finansçıları kara kara düşündürtmektedir.



Kaynak: Dünya Gazetesi