Arabulucu’da Anlaşan İşçi İçin SGK Primi Ödenir Mi? / Resul Kurt
(07.03.2019)
İş Mahkemeleri Kanunu ile birlikte işçi ve işveren arasında yaşanan anlaşmazlıklarda dava şartı olarak zorunlu...

İş Mahkemeleri Kanunu ile birlikte işçi ve işveren arasında yaşanan anlaşmazlıklarda dava şartı olarak zorunlu arabuluculuk dönemi başlamıştır. Arabuluculuk faaliyeti sonunda tarafların anlaşıp anlaşamadıkları hususunu bir tutanak ile belgelendireceklerdir.

Arabuluculuk tutanağında yer alan boşta geçen süreye ait ücretle ilgili Sosyal Güvenlik Kurumu’na yapılacak bildirimlerin belirsiz kaldığı görülmektedir.

7036 sayılı Kanun’da arabuluculukla ilgili hükümler ayrıntılı olarak düzenlenmesine rağmen, işe iadesine yönelik olarak anlaşılması halinde son tutanakta yer verilen boşta geçen süreye ait ücretin SGK’ya ne şekilde işlem yapılacağına yer verilmemiştir.

Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından yapılan 28/02/2019 tarih ve E.3381987 Sayılı genel yazı ile iş akdi feshedilen ve feshin geçersiz olduğu iddiası ile arabulucuya başvuran sigortalı ile işveren ve arabulucu tarafından imzalanan Hukuk Uyuşmazlıklarında Dava Şartı Arabuluculuk Anlaşma Belgesinde, işçinin işe başlatılmaması hususunda tarafların anlaşması halinde, iş akdinin fesih tarihinin arabuluculuk belgesinin imzalandığı tarih mi yoksa sigortalının işten çıkış tarihi mi olacağı hususu açıklığa kavuşturulmuştur.

Sosyal Güvenlik Kurumu, konuyla ilgili tereddütleri gidermek açısından 28/02/2019 tarih ve E.3381987 Sayılı Genel Yazıda;

Sosyal Güvenlik Kurumu açısından, uyuşmazlığın arabuluculuk süreci sonucunda anlaşma ile sona ermesi durumunda, taraflar ve avukatları ile arabulucunun birlikte imzaladıkları anlaşma belgesinin icra edilebilirlik şerhi aranmaksızın ilam niteliğinde belge sayılması gerektiğinden, imzalanan arabuluculuk anlaşma tutanağının mahkeme kararı niteliğinde sayılarak SGK iş ve işlemlerinde mahkeme ilamı vasfında kabul edilerek işlem yapılmaktadır.

İş hukuku açısından ise, arabuluculuk faaliyeti sonunda tarafların, işçinin işe başlatılması konusunda anlaşmaları hâlinde;

a) İşe başlatma tarihini,

b) Boşta geçen süre ücreti ve diğer hakların parasal miktarını,

c) İşçinin işe başlatılmaması durumunda işe başlatmama tazminatının parasal miktarını belirlemeleri zorunludur.

Aksi takdirde anlaşma sağlanamamış sayılmakta ve son tutanak buna göre düzenlenmektedir. İşçinin kararlaştırılan tarihte işe başlamaması hâlinde fesih geçerli hâle gelir ve işveren sadece bunun hukuki sonuçları ile sorumlu olur.

Arabuluculuk faaliyeti sonunda işçinin işe başlatılmaması hususunda tarafların anlaşmaya varması halinde fesih geçerli hale gelecek ve işveren sadece bunun hukuki sonuçlarıyla sorumlu olacaktır.

Dolayısıyla, SGK genel yazısına göre; işçinin iş sözleşmesinin fesih tarihi işverence işçinin işten çıkartıldığı tarih olduğundan ve işçiye işe başlatmama tazminatı ile en çok dört aya kadar doğmuş bulunan ücret ve diğer haklarının ödenmesi söz konusu olmayacağından, iş akdinin feshinden sonraki süre için işverenin Sosyal Güvenlik Kurumuna aylık prim ve hizmet belgesi/muhtasar ve prim hizmet beyannamesi verme yükümlülüğü bulunmamaktadır.

Ancak 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanununa göre, işçilerle işverenler arasında hizmet akdinden, toplu iş sözleşmesinden veya İş Kanununa dayanan her türlü hak iddialarından doğan hukuk uyuşmazlıklarının kesin olarak çözüme bağlanması görev ve yetkisi iş mahkemelerinde olduğundan, arabuluculuk belgesinin imzalandığı tarihten sonra  iş akdinin feshinin geçersiz olduğuna dair mahkeme tarafından  karar verilmesi halinde, her ne kadar arabuluculuk sözleşmesinde farklı bir karar alınmış olsa bile  geçersiz sebeple yapılan feshin sonuçlarına göre işlem yapılacaktır.



Kaynak: Star Gazetesi