Ülke Bazlı Raporlama Uygulaması Mükellef Haklarını Zedeliyor Mu? / Aylin Obalı (05.08.2019)

OECD'nin Vergi Matrahı Aşınması ve Kâr Aktarımı (BEPS) kapsamında yayımlamış olduğu 13. Eylem Planı ile birlikte, transfer fiyatlandırması raporlaması kapsamında Ana Rapor (Master File), Yerel Rapor (Local File) ve Ülke Bazlı (CbC) Raporlama'dan oluşan üç aşamalı bir yaklaşım getirilmişti.

Bu raporlamalardan ülke bazlı raporlama; ülkemizde mevzuatının henüz yürürlüğe girmemiş olmasına rağmen çok uluslu işletmelerin faaliyet gösterdikleri diğer ülke düzenlemeleri dolayısıyla şimdiden hazırlanmaya başlandı. Ancak 13. Eylem Planı kapsamında yapılacak Ülke Bazlı Raporlama, içerisinde barındırdığı bilgiler nedeniyle mükellefler tarafından güvenlik/gizlilik ve denetim riski açısından sorgulanabiliyor. OECD de bu bilgilerin yeterli teknik ve yasal dayanak olmaksızın idareler tarafından mükellef aleyhine kullanılmasının veya bilgi gizliliğinin ihlâl edilmesinin önüne geçmek amacıyla bir dizi öneriler içeren rehber yayımladı. Bu yazımızda ülke bazlı raporun mükelleflere karşı kullanımı konusunda idarelerce alınması tavsiye edilen çeşitli önlemlere değineceğiz.

Öncelikle ülkemizde mevcut transfer fiyatlandırması risk değerlendirmesi ve incelemelerinde yıllık transfer fiyatlandırması dokümantasyonu ve kurumlar vergisi ekinde beyan edilen yıllık transfer fiyatlandırması formu dikkate alınmaktadır.  Yıllık transfer fiyatlandırması raporlarının genellikle vergi incelemeleri esnasında talep edildiğini, dolayısıyla mevcut inceleme safhasında transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü kazanç dağıtımının gerçekleşip gerçekleşmediğini; mevcut tüm ekonomik ve sektörel analizler ışığında değerlendirildiğini söyleyebiliyoruz. Ancak ülke bazlı raporlama ile vergi idareleriyle paylaşılacak bilgiler bu sonuca ulaşmak için teknik olarak yeterli değil. 

Bu ay içerisinde OECD tarafından yayımlanan söz konusu "ülke bazlı raporlama içerisindeki bilgilerin uygun kullanımı hakkında rehber", raporun idarelerce kullanım amacına açıklık getirmekle birlikte mükellef haklarını zedeleme ihtimali olan yaklaşımları önleyici nitelikte öneriler getiriyor.

Bilginin "Uygun Kullanımı" Nedir?

Ülke bazlı raporlamada yer alan bilgilerin yetkililer tarafından sadece bazı durumlarda elde edilmesi ve kullanılması öngörülmektedir. OECD tarafından bilgilerin kullanımının uygun olduğu belirtilen durumlar ise aşağıdaki şekilde sınırlandırılmıştır:

  • Transfer fiyatlandırması risklerinin üst düzey değerlendirilmesi,
     
  • Diğer matrah aşındırma ve kâr aktarımı risklerinin değerlendirilmesi,
     
  • Kullanımı uygun olan yerlerde ekonomik ve istatistiksel analizler yapılması.

Ülke bazlı raporda yer alan bilgiler, idarelerce üst düzey risk tespitinin yapılmasına yöneliktir. Bu bilgiler tek başına, tam bir işlev analizi veya karşılaştırılabilirlik analizi olmaksızın transfer fiyatlarında düzeltme talebinde bulunmaya veya mükelleflerin gelirlerini küresel formüler ile paylaştırmaya yeterli dayanak değildir. Ancak, vergi idareleri tarafından ülke bazlı raporda yer alan bilgilerden yola çıkılarak bir vergi denetimi planlaması ve grubun transfer fiyatlandırması düzenlemeleri veya diğer vergi hususları hakkında soruşturma yapılabilecektir. 

"BEPS Riski" Nedir?

BEPS eylem planları genel kapsamda, ülkelerin temel olarak "vergilendirilebilen kârın kurumlar tarafından vergisel avantajı olan bölgelere taşınması amacıyla yapılan agresif planlama ve yapılandırmalar" ile olan mücadelesinden söz etmektedir.

Ülke bazlı raporda yer alan bilgiler her ne kadar olası vergi risklerinin tespit edilmesine yardımcı olsa da, riski oluşturan temel nedenleri anlamak için daha kapsamlı bir araştırma yapılması gerekmektedir. Bunun nedeni ise; söz konusu raporda yer alan bilgilerin transfer fiyatlarının uygun olup olmadığına dair kesin bir sonuç vermemesiyle birlikte, grubun BEPS'e sebebiyet veren başka uygulamalarının olup olmadığını da  kanıtlamaya yeterli olmayışıdır.

"Uygun Kullanım" İlkesine Uyumsuzluğun Yaptırımları

Bilginin "Uygun Kullanımı" ilkesinin Ülke Bazlı Raporlamaların değişimi için bir koşul olması gerektiği ve bu ilkenin ihlâl edilmesi hâlinde kurumlar hakkında yanlış bir vergi değerlendirmesi yapılabileceği vurgulanmalıdır.

Bu doğrultuda, uygun kullanım ilkesine uyumsuzluğun tespit edilmesi hâlinde ortaya çıkabilecek yaptırımlar şu şekildedir:

  • Bilginin uygun kullanılmaması halinde bu uyumsuzluklar raporlanacaktır.
     
  • Bilginin uygunsuz kullanımı sonucunda yapılan her türlü düzeltme yetkili makamlar tarafından geçersiz sayılacaktır.
     
  • Bilginin uygun kullanımı ilkesinin önemli derecede ihlâl edilmesi halinde, Ülke Bazlı Raporlamaların değişimi geçici olarak askıya alınabilecektir.

Sonuç Olarak…

Türkiye'nin de diğer OECD üye ülkeleri gibi otomatik bilgi değişimi anlaşmaları ve ilâve düzenlemelerle ülke bazlı raporlamada mevcut mükellef bilgilerinin gizliliğini sağlaması, etkin ve yasal inceleme için bu bilgilerin amacına uygun olarak kullanılması konusunda gerekli aksiyonu alması beklenmektedir. Aksi durumda raporun hatalı yorumlanmasıyla birlikte hem vergi ihtilaflarının artması hem de gereksiz kaynak kullanımı ve önemli olan asıl vergi riskleri yerine önemsiz risklere yoğunlaşılması söz konusu olabilecektir. 



Kaynak: KPMG Vergi