XX. Muhasebe Kongresi'nden (2) / Engin Malay
(25.10.2018)
Geçtiğimiz hafta İstanbul’da gerçekleştirilen XX. Muhasebe Kongresi’ni konu edinmiş ve devam edeceğini yazmıştık. Bugün kaldığımız yerden devam ediyoruz. Kongrenin ikinci ana oturumunda...

Geçtiğimiz hafta İstanbul’da gerçekleştirilen XX. Muhasebe Kongresi’ni konu edinmiş ve devam edeceğini yazmıştık.

Bugün kaldığımız yerden devam ediyoruz.

Kongrenin ikinci ana oturumunda; “Muhasebe Mesleğinin Yeniden Yapılanması, Tehditler ve Fırsatlar” konusu ele alındı.

TÜRMOB Yönetim Kurulu Üyesi sayın Dr. Masum Türker’in yönettiği toplantıda; Anadolu Üniversitesi öğretim Üyesi Prof. Dr. Melih Erdoğan, Mazars Denge ortaklarından Ahmet Şahin Savcı ve Gelir İdaresi Başkanlığı Grup Başkanı Abdullah Kiraz konuşmacı olarak katıldılar.

Masum Türker üstadım oturumun açılış konuşmasını; Dijitalleşme muhasebeyi yok etmiyor, denetimi de yok ediyor ama bizim bildiğimiz yanlışlıkları ortadan kaldırıyor. Bizim sıkıştırıldığımız ve hep muhasebeyi defter tutmak bağlamında ve bilanço hazırlama bağlamında gördüğümüz dünyanın yok olacağını söylüyor.

Kendisi sözlerine; Hayatım boyunca tabelamı görüp, ki 51 yıllık meslek mensubuyum 44 yılda bu meslek örgütlenmesi yapılsın diye, örgütlensin diye mücadele etmiş bir kişiyim, tabelayı görüp gelen müşteri bir tanedir şeklinde devam etti. Daha sonra bir Alman işçinin beyanname doldurması için geldiğini ve bu müşteriden 20 TL hizmet bedeli aldığını, bu müşteriyi yemeğe götürüp 50 TL yemek parası verdiğini söyledi. Alman “bu ne biçim iş 20 TL kazandın 50 TL harcadın, neden?” diye sormuş. Sayın Türker; “sen tabelamı görüp gelen ilk ve son müşterisin” cevabını vermiş.

Sayın Türker sözlerine şöyle devam etti:

Bizim işlerimiz tanınmakla ve kalitenin anlatılmasıyla müşteriyi çeker. Yıllar evvel yani 89 öncesi defterimi tutar mısın diye gelen hiçbir müşteri ile karşılaşmadım. Ama bana şirket kurar mısın diyen müşteri ile karşılaştım. Ardından defter bende kaldı. Sonra yeminlilik çıktı defter tutma işini bıraktık. Yine kendiliğinden “ben yeminli arıyorum” diyen olmadı. Bağımsız denetim yaptık 1981 yılından bu yana. Daha 3568 sayılı Yasa yokken. Hiç kimse bizi bilip, görüp gelmedi. Onun için bugün burada görüşeceklerimizi benim sizden ricam yeni yapıyı bilerek girelim. Şimdi bir grup muhasebeci arkadaşla bugünlerde bir çalışma yapıyoruz. Cumhur Başkanı Hükümet Sistemi’nde; ekonomi, vergi ve muhasebe hakkında çalışma taptıklarından bahsetti. Yakında bununla ilgili kongre duyurusu yapılacak. Niye bunu yapıyoruz? Bu Cumhurbaşkanı Hükümet Sistemi’nin bizden mevcut olan hangi talepleri ortadan kaldıracak, hangi talepleri ise yenilen ve daha fazlasını isteyecek, bilmek zorundayız.

Hürriyet Gazetesi yazarlarından Noyan Doğan bizi çok yakından ilgilendiren Cumhur Başkanı Hükümet Sistemi’ndeki bir haberi makale konusu yapmış. Haber; “Üst finansal regülasyon otoritesine neden ihtiyaç var.” Yani bu otorite kurulduğu zaman, belki başlangıçta Maliye Bakanlığı dahil değil ama, dün konuşmalarda belirtildiği gibi vergi gelirleri dolayısıyla buna da ihtiyaç var.

Okuduğumuz zaman makaleyi, SPK, BDDK belki Kamu Gözetimi Kurumu, ABD’de olduğu gibi tüm bunların tek bir kurum altında yeniden organize edilip, bizlerden ne istediklerini yeniden yapacaklar.

Şimdi bugünkü oturumla bağlantısını neden anlatıyorum; bu fikir 1990 yılların ilk yıllarında o zaman yeni prof. Olmuştu ya da daha doçentti, SPK Başkanı Ali İhsan Karacan tarafından ortaya atılmıştı. Aradan yaklaşık olarak yirmi küsur yıl geçti, bakın o fikir bugün Cumhurbaşkanı Hükümet Sisteminde devreye giriyor. Bizim bugünkü konumuz ilk defa ele alınmıyor, 1972-1973 yılı işletme programında dijitalleşmeye hazırlık diye, benim gibi muhasebe bölümünü seçenler muhasebe programcılığı dersi aldılar. Tesadüfe bakın dün öğreniyoruz ki 73 yılında Maliye Bakanlığı bunun alt yapısını kurmuş. Ama talep olmadığı için yapmadık dediler. Derken sene 1976’lı yıllara geldi, bilgisayar ortamında muhasebe denetimi ile ilgili ilk doktora tezi şimdi profösör olan Peyami Çarıkçıoğlu tarafından yazıldı. İşte o tarihlerde Eskişehir Akademisinde karı koca olan Nurten hanım ile Melih bey bilgisayarlı ortamları ele almaya başladılar.

Bilgisayar ortamında denetimle ilgili ilk kitabı, biraz sonra dinleyeceğimiz Prof. Dr. Melih Erdoğan tarafından yazıldı ve ilk defa bilgisayarlı muhasebe kitabı da Eskişehir Akademi, o sıralarda daha üniversite olmamıştı. Değerli eşleri Nurten Erdoğan tarafından yazılmıştı, zannedersem bir kısmını da beraber yazdılar yani dijitalleşme yeni değil, burada var.

Daha sonra Gelir İdaresi Grup Başkanı Abdullah Kiraz’ı ve üçüncü konuşmacı Mazars Denge ortaklarından Ahmet Şahin Savcı’yı kısaca tanıttı ve ilk konuşmacı Prof. Dr. Melih Erdoğan’ı kürsüye davet etti.

Devam edecek.



Kaynak: Gazete Yenigun