Engelli Vergi İndirimi Tutarları ve İstihdam Yükümlülüğü

Engelli bireylerin çalışma hayatına katılımının desteklenmesi, sosyal adaletin sağlanması ve ekonomik hayata eşit katılımın güçlendirilmesi açısından büyük önem taşımaktadır. Bu kapsamda uygulanan engelli vergi indirimi, engelli çalışanların gelirlerini artırarak çalışma hayatında kalıcılıklarını teşvik eden temel bir mali düzenleme niteliğindedir.

Vergi indirimi uygulamalarının yanı sıra işverenlere getirilen engelli istihdam yükümlülükleri ise kapsayıcı, adil ve sürdürülebilir bir çalışma yaşamının oluşturulmasında önemli bir tamamlayıcı unsur olarak öne çıkmaktadır.

4857 sayılı İş Kanunu'nun 30'uncu maddesi uyarınca, özel sektör işverenleri aynı ilde faaliyet gösteren işyerlerinde çalışan sayısının 50 veya daha fazla olması halinde, toplam çalışan sayısının %3'ü oranında engelli işçi istihdam etmekle yükümlüdür.

Engelli istihdam yükümlülüğü, çalışan sayısına bağlı olarak doğmakta ve engelli istihdamının kanuni bir zorunluluk olarak yerine getirilmesini amaçlamaktadır.

Bireylerin engelli statüsünde kabul edilebilmesi için, tüm vücut fonksiyon kayıplarının en az %40 olduğunu yetkili sağlık kuruluşlarından alınacak engelli sağlık kurulu raporu ile belgelendirmeleri gerekmektedir.

Bu şekilde belgelendirilen çalışanlar, engelli işçi kapsamında değerlendirilerek istihdam yükümlülüğünün hesaplanmasında dikkate alınmaktadır.

Engelli işçilerin vergi indiriminden yararlanabilmeleri için öncelikle engel derecelerinin tespit edilmesi gerekmektedir. Engel derecesinin üç kategorisi bulunmaktadır. Bu bağlamda engellilik oranları çalışma gücünün;

* En az %80'ini kaybetmiş olan işçi birinci derece engelli,

* En az %60'ını kaybetmiş olan işçi ikinci derece engelli,

* En az %40'ını kaybetmiş olan işçi ise üçüncü derece engelli,

kategorisinde yer almaktadır.

Engelli işçilerin vergi indirimine ilişkin hüküm 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 31'inci maddesinde yer almaktadır. 31 Aralık 2025 tarihli ve 33124 sayılı Resmî Gazete (5. Mükerrer) yayımlanan Gelir Vergisi Genel Tebliği (Seri No: 332) ile engelli vergi indirim tutarları yeniden belirlenmiş bulunmaktadır. Engellilik dereceleri itibarıyla belirlenen aylık tutarlar, çalışana vergi avantajı sağlamaktadır.

Tebliğ kapsamında 2026 yılında geçerli olan engelli vergi indirimi tutarları aşağıdaki gibidir:

* Birinci derece engelliler 12.000 TL,

* İkinci derece engelliler için 7.000 TL,

* Üçüncü derece engelliler için 3.000 TL.

Ücretli çalışanın kendisi engelli statüsünde ise engelli vergi indirimi tutarı, gelir vergisi kesintisi yapılırken ücret matrahından indirilerek uygulanmaktadır. Engelli vergi indiriminden bakmakla yükümlü olduğu engelli kişi bulunan çalışanların da yararlanması mümkündür.

Engelli statüsünde çalışanlar, engelli vergi indiriminden kural olarak, Vergi Dairesi tarafından düzenlenen yazının işverene ulaştığı ay itibarıyla yararlanmaya başlamaktadırlar. Bu nedenle, Gelir İdaresi Başkanlığı'ndan gelen bildirimin işverene tebliğ edildiği ayda indirim uygulamaya alınmalıdır. Aksi bir uygulama, çalışanın yasal bir hakkından geç yararlanmasına neden olabilecektir.

Engellilik indiriminden yararlanmak isteyen engelli çalışanların, başvuru belgeleriyle birlikte Vergi Dairesi Başkanlığı olan illerde ilgili Grup Müdürlüğüne, Vergi Dairesi Başkanlığı olmayan illerde ise Defterdarlıklara (Gelir Müdürlüğüne), Bağımsız Vergi Dairesi bulunan ilçelerde Vergi Dairesi Müdürlüğüne, Vergi Dairesi bulunmayan ilçelerde ise Mal Müdürlüklerine bir dilekçe ile başvurmaları gerekmektedir.

Nihayetinde, engelli vergi indirimi ve engelli istihdamına ilişkin düzenlemeler, çalışanların ekonomik olarak desteklenmesini sağlarken, işverenlerin sosyal sorumluluklarını yerine getirmesini de amaçlamaktadır. Bu uygulamalar, engelli bireylerin çalışma hayatında kalıcılığını artırarak toplumsal ve ekonomik hayata daha güçlü katılımlarını mümkün kılmaktadır.

Mevzuattaki düzenlemelere uygun hareket edilmesi, hak kayıplarının ve idari yaptırımların önlenmesi açısından büyük önem taşımaktadır.

Engelli istihdamı ve vergi indirimi uygulamalarının doğru şekilde hayata geçirilmesi, kapsayıcı ve adil bir çalışma yaşamının oluşturulmasında belirleyici rol oynamaktadır.


Kaynak:Resul Kurt / Star Gazetesi