2025 Yılında Yeniden Değerleme İmkanı

Bilindiği üzere; Vergi Usul Kanunu’nun “Enflasyon Düzeltmesi, Yeniden Değerleme Oranı ve Yeniden Değerleme” başlığı altında yer alan mükerrer 298. maddesinde enflasyon düzeltmesine ve yeniden değerleme oranının tespitine ve yeniden değerlemeye ilişkin hükümler yer almıştır. Bu kapsamda 2023 yılı sonunda ve 2024 yılında enflasyon düzeltmeleri yapılmıştı.

15 Şubat 2025 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanan 528 no.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ile, enflasyon düzeltmesi yapmak zorunluluğu kapsamında olanların 2025 yılı geçici vergi dönemlerinde enflasyon düzeltmesi yapmayacakları açıklanmıştı.

Bu düzenleme uyarınca;

- 2025 hesap döneminin birinci, ikinci ve üçüncü geçici vergi dönemlerinde kapsam dâhilindeki mükellefler enflasyon düzeltmesi yapmadılar.

- Kendilerine özel hesap dönemi tayin edilmiş olup, kapsam dahilindeki mükellefler ise, 2025 takvim yılı içinde başlayan hesap dönemine ait geçici vergi dönemlerinde enflasyon düzeltmesi yapmayacaklardı. Bu mükellefler 2024 yılında başlayan hesap dönemlerine ilişkin geçici vergi dönemlerinde enflasyon düzeltmesi yapacaklardı.

- Daha önceki düzenlemelere göre 2024 hesap döneminin geçici vergi dönemlerinde enflasyon düzeltmesi yapmamış olan mükellefler dahil olmak üzere kapsama giren tüm mükelleflerce 2024 hesap dönemi sonuna ait bilançolarda (kendilerine özel hesap dönemi tayin edilenlerde 2025 takvim yılı içinde sona eren hesap dönemi sonuna ait bilançolarda) enflasyon düzeltmesi yapılacaktı.

- Vergi Usul Kanunu’nun mükerrer 298’inci maddesinin (A) fıkrasının (9) numaralı bendi kapsamındaki münhasıran sürekli olarak işlenmiş altın, gümüş alım-satımı ve imali ile iştigal eden mükellefler ise, her geçici vergi dönemi sonu itibarıyla enflasyon düzeltmesi yapma zorunlulukları bulunduğundan, 2025 hesap döneminin birinci, ikinci ve üçüncü geçici vergi dönemleri ve hesap dönemi sonları dâhil, enflasyon düzeltmesi yapmaya devam edeceklerdi.

24.12.2025 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan 587 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ile, 2025 takvim yılının dördüncü geçici vergi döneminde, kapsam dâhilindeki mükellefler tarafından  (213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 298 inci maddesinin (A) fıkrasının (9) numaralı bendi kapsamındaki mükellefler hariç) enflasyon düzeltmesi yapılmayacağı açıklanmıştı.

Keza, hemen ardından, 25.12.2025 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanan 7571 sayılı Kanun ile Vergi Usul Kanunu’na eklenen Geçici 37madde ile; “2025 hesap dönemi ile geçici vergi dönemleri de dahil olmak üzere 2026 ve 2027 hesap dönemlerinde (kendilerine özel hesap dönemi tayin edilenlerde 2026, 2027 ve 2028 yılında biten hesap dönemleri itibarıyla) mükerrer 298’inci madde kapsamındaki enflasyon düzeltmesine ilişkin şartların oluşup oluşmadığına bakılmaksızın mali tabloların enflasyon düzeltmesine tabi olmayacağı” hüküm altına alınmıştır. Anılan hükümde, mükerrer 298’inci maddenin (Ç) fıkrası uygulaması açısından, enflasyon düzeltmesi yapılmayacağı belirtilen dönemlerin (yetki kapsamında uzatılan dönemler dahil) enflasyon düzeltmesi şartlarının gerçekleşmediği dönem olarak değerlendirileceği de belirtilmiştir.

26 Ekim 2021 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 7338 sayılı “Vergi Usul Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun”un 31. maddesiyle Vergi Usul Kanunun mükerrer 298 inci maddesine eklenen (ç) fıkrası ile; enflasyon düzeltmesi yapma şartlarının gerçekleşmediği hesap dönemlerinin sonu itibarıyla, bilançolara dahil bulunan amortismana tabi iktisadi kıymetlerin (bu niteliklerini korudukları müddetçe sat-kirala-geri al işlemine veya kira sertifikası ihracına konu edilenler hariç) ve bunlar üzerinden ayrılmış olup bilançoların pasifinde gösterilen amortismanların anılan maddede belirtilen şartlar doğrultusunda yeniden değerlenebilmesine imkân tanınmış olup, yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler uyarınca, 2025 yılı sonu itibariyle (gerek 2025 yılı dördüncü geçici vergi dönemi gerekse yıllık beyannameye ilişkin kazancın tespitinde) bu imkan kullanılabilecek ve istenirse bu kapsamda yeniden değerleme yapılabilecektir.

Yapılan bu düzenlemelere göre;

Tam mükellefiyete tabi ve bilanço esasına göre defter tutan

- Kollektif, adi komandit ve adi şirketler de dâhil olmak üzere ferdi işletme sahibi gelir vergisi

  mükellefleri ile

Kurumlar vergisi mükellefleri(münhasıran sürekli olarak işlenmiş; altın, gümüş alım-satımı ve imali ile iştigal eden ve bu nedenle devamlı olarak enflasyon düzeltmesi yapanlar ile kayıtlarını Türk para birimi dışında başka bir para birimiyle tutmalarına izin verilenler hariç) bilançolarına kayıtlı amortismana tabi iktisadi kıymetlerini (sat-kirala-geri al işlemine veya kira sertifikası ihracına konu edilen taşınmaz ve iktisadi kıymetler hariç) yeniden değerleme hakkına sahip bulunmaktadırlar.

Anılan yeniden değerleme, cari yıla ilişkin olarak yapılabilecek yeniden değerleme olup, yeniden değerleme yapılırken o cari yıla ait olan yeniden değerleme oranı kullanılacaktırYeniden değerleme oranı ise, yeniden değerleme yapılacak yılın Ekim ayında (Ekim ayı dahil) bir önceki yılın aynı dönemine göre Devlet İstatistik Enstitüsünün Toptan Eşya Fiyatları Genel Endeksinde meydana gelen ortalama fiyat artış oranıdır ve bu oran Hazine ve Maliye Bakanlığınca Resmî Gazete ile ilân edilmektedir. Kendilerine özel hesap dönemi tayin olunan mükelleflerin yapacakları yeniden değerlemede, özel hesap döneminin başladığı takvim yılına ait oran esas alınacaktır. (Geçici vergi dönemleri itibarıyla yapılacak değerlemede esas alınacak yeniden değerleme oranı, bir önceki yılın Kasım ayından başlamak üzere; 3, 6 ve 9 uncu aylarda bir önceki 3, 6 ve 9 aylık dönemlere göre Türkiye İstatistik Kurumunun Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksinde meydana gelen ortalama fiyat artış oranı esas alınmak suretiyle belirlenir.) 2025 yılı için belirlenen yeniden değerleme oranı 585 Nolu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ile % 25,49 (yirmi beş virgül kırk dokuz) olarak tespit edilmiştir. Dolayısıyla, 2025 yılı sonu itibariyle yapılacak yeniden değerlemede bu oran kullanılacaktır.

Uygulamaya ilişkin diğer önemli hususlar ise şöyledir:

- İktisadi kıymetlerin maliyet bedellerine eklenmiş bulunan (iktisadi kıymetlerin aktifleştirildiği hesap dönemine ilişkin olanlar hariç) kur farkları ve kredi faizleri (bunlara isabet eden amortismanlar dâhil) yeniden değerleme kapsamına girmez.

- Yeniden değerlemede, iktisadi kıymetlerin ve bunlara ait amortismanların, Vergi Usul Kanununda yer alan değerleme hükümlerine göre tespit edilen ve değerlemenin yapılacağı hesap dönemi sonu itibarıyla yasal defter kayıtlarında yer alan değerleri dikkate alınır. Amortismanın herhangi bir yılda yapılmamış olması durumunda, yeniden değerlemeye esas alınacak tutar bu amortismanlar tam olarak ayrılmış varsayılarak belirlenir.

- İktisadi kıymetlerin yukarıdaki şekilde tespit edilen değerleri ve bunlara ilişkin amortismanların, yeniden değerlemenin yapılacağı yıla ait olan yeniden değerleme oranı ile çarpılması suretiyle yeniden değerleme sonrası değerleri bulunur.

- Yeniden değerleme neticesinde iktisadi kıymetlerin değerinde meydana gelen değer artışı, yeniden değerlemeye tabi tutulan iktisadi kıymetlerin her birine isabet eden değer artışı ayrıntılı olarak görünecek şekilde, bilançonun pasifinde özel bir fon hesabında gösterilir. Değer artışı, iktisadi kıymetlerin yeniden değerleme sonrası ve yeniden değerleme öncesi net bilanço aktif değerleri arasındaki farktır. Net bilanço aktif değeri, iktisadi kıymetlerin bilançonun aktifinde yazılı değerlerinden, pasifte yazılı amortismanların tenzili suretiyle bulunan değeri ifade eder. İktisadi kıymetler için amortismanın herhangi bir yılda yapılmamış olması durumunda söz konusu değer, bu amortismanlar tam olarak ayrılmış varsayılarak belirlenir.

- İktisadi kıymetlerini bu fıkra kapsamında yeniden değerlemeye tabi tutan mükellefler bu kıymetlerini, yeniden değerleme sonrasında bulunan değerleri üzerinden amortismana tabi tutmaya devam ederler. Yeniden değerlemeye tabi tutulanların her birine isabet eden değer artışları ile bunların hesap şekilleri amortisman kayıtlarında ayrıntılı olarak gösterilir.

- Ortaya çıkacak değer artışları üzerinden vergi ödenmezAncak, pasifte özel bir fon hesabında gösterilen değer artışı tutarının, sermayeye ilave edilme dışında herhangi bir şekilde başka bir hesaba nakledilen veya işletmeden çekilen kısmı, bu işlemin yapıldığı dönem kazancı ile ilişkilendirilmeksizin bu dönemde gelir veya kurumlar vergisine tabi tutulur. Sermayeye eklenen değer artışları, ortaklar tarafından işletmeye ilave edilmiş kıymetler olarak kabul edilir. Bu işlemler kâr dağıtımı sayılmaz.

- Yeniden değerlemeye tabi tutulan iktisadi kıymetlerin elden çıkarılması (satış, devir, işletmeden çekiş, tasfiye gibi) halinde, bunlara isabet eden pasifte özel bir fon hesabında gösterilen değer artışları aynen amortismanlar gibi muameleye tabi tutulur.

- Her yılın yeniden değerleme oranı ancak o yıla ait değerlemede nazara alınabilir. Yeniden değerlemenin herhangi bir yıl yapılmamasından veya değerleme oranının düşük uygulanmasından dolayı daha sonraki yıllarda geçmiş dönemlere ilişkin yeniden değerleme yapılamaz.

- Hesap dönemi içinde aktife giren iktisadi kıymetler için aktife girdiği hesap döneminde, yeniden değerleme yapılmaz.

- Enflasyon düzeltmesine ilişkin şartların oluştuğu dönemlerde, bu yeniden değerleme yapılmaz.

- Bu kapsamda yeniden değerleme yapılan hesap döneminden sonra enflasyon düzeltmesi şartlarının yeniden oluşması durumunda, bu hükümlere göre yeniden değerlemeye tabi tutulmuş olan iktisadi kıymetler ile bunlara ilişkin amortismanlar düzeltilmiş son değerleri dikkate alınarak enflasyon düzeltmesine tabi tutulur.

- Yeniden değerlemenin herhangi bir yılda yapılmaması, enflasyon düzeltmesi yapma şartlarının gerçekleşmediği, sonraki hesap dönemlerine ilişkin olarak, anılan (Ç) fıkrası kapsamında yeniden değerleme yapılmasına engel teşkil etmez.


Kaynak:Akif Akarca, Dr.Mehmet Şafak / Ekonomim.com