Trafik İdari Para Cezaları SGK Açısından Nasıl Değerlendiriliyor?

Trafik İdari Para Cezaları SGK Açısından Nasıl Değerlendiriliyor?

Kayıt dışı istihdam, fiilen bir işte çalışmasına rağmen çalışanların sosyal güvenlik sistemine hiç dâhil edilmemesi ya da eksik dâhil edilmesi suretiyle çalışmanın ve kazancın Kurum kayıtlarında görünmez hâle gelmesine neden olan önemli bir yapısal sorundur. Uygulamada birçok çalışan fiilen bir işyerinde çalışmasına rağmen, çalışma günü veya prime esas kazançları Sosyal Güvenlik Kurumu’na (SGK) tam ve doğru şekilde bildirilmediğinden kayıt dışı istihdam kapsamında değerlendirilmektedir.

Bu durum yalnızca çalışanların sosyal güvenlik hak kayıplarına yol açmakla kalmamakta; aynı zamanda işverenler açısından idari para cezaları, teşvik kayıpları ve geriye dönük prim borçları gibi ciddi mali sonuçlar doğurmaktadır. Son yıllarda SGK’nın denetim yöntemlerini çeşitlendirmesiyle birlikte, trafik idari para cezaları da kayıt dışı istihdamın tespitinde önemli bir veri kaynağı hâline gelmiştir.

Kayıt Dışı İstihdam Nedir ve SGK Açısından Neden Önemlidir?

Kayıt dışı istihdam, çalışma olgusunun SGK kayıtlarına tam ve doğru şekilde yansıtılmaması durumunu ifade etmektedir. Bu durum, sosyal güvenlik sisteminin etkin işlemesini olumsuz etkilediği gibi çalışanlar ve işverenler açısından da çok yönlü sonuçlar doğurmaktadır.

Çalışanlar bakımından kayıt dışı çalışma;

  • Emeklilik süresinin uzamasına,
  • Sağlık hizmetlerinden yararlanma imkânının sınırlanmasına,
  • İş kazası ve meslek hastalığı hâlinde hak kayıplarına neden olabilmektedir.

İşverenler açısından ise kayıt dışı istihdam; idari para cezaları, teşviklerin iptali ve geriye dönük prim tahakkukları gibi ciddi mali ve hukuki riskler doğurmaktadır.

Kayıt dışı çalışma uygulamada genellikle üç şekilde karşımıza çıkmaktadır:

  • Çalışanın SGK’ya hiç bildirilmemesi,
  • Sigorta primine esas kazançların eksik bildirilmesi,
  • Çalışma gün sayılarının eksik bildirilmesi.

Kayıt Dışı Çalıştırmanın İşverenler Açısından Hukuki Sonuçları

5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 102’nci maddesi uyarınca; sigortalı işe giriş bildirgesinin yasal süresi içinde Kuruma verilmemesine rağmen sigortalının fiilen çalıştırıldığının tespiti hâlinde, işveren hakkında her bir sigortalı için asgari ücretin iki katı tutarında idari para cezası uygulanmaktadır.

Bununla birlikte, kayıt dışı çalışmanın tespit edilmesi hâlinde;

  • Gecikme cezası ve gecikme zammı ile birlikte eksik primlerin tahsili,
  • İşveren hakkında idari para cezası uygulanması,
  • Asgari ücret desteklerinin faiziyle birlikte geri alınması,
  • Teşvik, destek ve indirimlerin iptali gibi diğer ilave mali yükümlülükler,
  • Fark tutarlarının bildirimlerine ilişkin denetim görevlendirilmesi söz konusu olabilecektir.

Özellikle trafik idari para cezalarına dayalı tespitlerde, işverenlerin çoğu zaman fiili durumun farkında olmadan bu risklerle karşı karşıya kaldığı görülmektedir.

SGK Kayıt Dışı İstihdamla Mücadeleyi Nasıl Yürütmektedir?

SGK, kayıt dışı istihdamla mücadelede klasik saha denetimlerinin yanı sıra kurumlar arası veri paylaşımına dayalı analiz yöntemlerini de aktif olarak kullanmaktadır.

Bu kapsamda;

  • Alo 170 hattı üzerinden yapılan ihbarlar,
  • KADİM (Kayıt Dışı İstihdamla Mücadele) servisleri,
  • Emniyet Genel Müdürlüğü, Gelir İdaresi Başkanlığı ve diğer kamu kurumlarıyla yapılan veri paylaşımları denetim süreçlerinde önemli rol oynamaktadır.

Trafik İdari Para Cezaları Neden SGK İncelemesine Konu Olur?

Ticari amaçla kullanılan araçların sürücüleri, çoğu zaman belirli bir iş organizasyonu kapsamında faaliyet göstermektedir. Bu nedenle Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından ticari araçlara kesilen trafik idari para cezaları, SGK açısından fiili çalışma göstergesi olarak değerlendirilmektedir.

2015/25 sayılı Kurum Genelgesiyle birlikte, ticari araçlara ilişkin trafik cezalarına ait sürücü ve araç bilgileri elektronik ortamda SGK’ya aktarılmakta ve bu bilgiler üzerinden sigortalılık sorgulamaları yapılmaktadır. Ceza tutanağı tarihi itibarıyla sürücünün sigortalı olup olmadığı, sigortalı ise bildirimin kapsamı ve işverenle olan ilişkisi ayrıntılı şekilde incelenmektedir.

Ticari Araç Sürücüsü ile Araç Sahibi Arasındaki İlişki Nasıl Değerlendirilir?

SGK uygulamasında en kritik husus, araç sürücüsü ile ticari araç sahibi arasında bir hizmet ilişkisinin bulunup bulunmadığının tespitidir. Bu değerlendirme yapılırken yalnızca yazılı belgeler değil, fiili çalışma düzeni de esas alınmaktadır.

Motorlu taşıt kira sözleşmesi bulunması hâlinde dahi;

  • Kira bedelinin fiilen ödenip ödenmediği,
  • Aracın kimin nam ve hesabına çalıştırıldığı,
  • Günlük faaliyetlerin kim tarafından organize edildiği gibi unsurlar birlikte değerlendirilmektedir.

Uygulamada sıkça karşılaşılan yanılgılardan biri, kira sözleşmesinin tek başına SGK yaptırımlarını ortadan kaldıracağı düşüncesidir. Oysa ki; SGK, sözleşmenin varlığından ziyade fiili çalışma ilişkisini esas almaktadır.

2021 Yılındaki Genel Yazı ile İnceleme Kriterleri Nasıl Genişletildi?

SGK’nın 04.08.2021 tarihli “Trafik İdari Para Cezaları” konulu Genel Yazısı ile inceleme kriterleri daha ayrıntılı hâle getirilmiştir. Bu kapsamda;

  • Araç sahibinin işveren tescil durumu,
  • Aynı tarihte başka sigortalı çalışanının bulunup bulunmadığı,
  • Bildirilen prim gün sayısı ve kazanç tutarları,
  • Araç sahibinin yaşı ve cinsiyetinin yapılan işe uygunluğu,
  • Sürücünün başka işyerlerinden sigortalılığı,
  • Aynı işverenin farklı işyerlerinde görevlendirilme ihtimali,
  • 5510 sayılı Kanun’un 6’ncı maddesi kapsamında ücretsiz çalışan eş durumu birlikte değerlendirilmekte, tereddüt oluşması hâlinde konu denetime sevk edilmektedir.

Trafik Para Cezaları SGK Açısından Neden Kritik Öneme Sahiptir?

Trafik idari para cezaları, SGK’nın kayıt dışı istihdamı masa başı analizlerle tespit edebilmesine imkân tanıyan önemli araçlardan biridir. Bu sayede fiili çalışma ile sigortalılık durumu arasındaki uyumsuzluklar daha erken aşamada ortaya çıkarılabilmektedir.

İşverenler açısından bakıldığında, özellikle ticari araç faaliyetlerinde sigortalılık süreçlerinin eksiksiz ve doğru yürütülmesi, ciddi idari ve mali risklerin önüne geçilmesi açısından büyük önem taşımaktadır. Nihai amaç, kayıt dışı istihdamın önlenmesi ve sosyal güvenlik sisteminin etkinliğinin ve sürdürülebilirliğinin güçlendirilmesidir.

İşverenler İçin Pratik Öneriler

Ticari araç faaliyetlerinde kayıt dışı istihdam riskini azaltmak için;

  • Sürücülerin sigortalılık bildirimleri düzenli kontrol edilmeli,
  • Kira sözleşmeleri fiili uygulamayla uyumlu olmalı,
  • Prim gün sayıları ve kazanç bildirimleri gerçeği yansıtmalı,
  • Trafik cezası sonrası SGK inceleme ihtimali göz önünde bulundurulmalıdır.

Bunların yanında muhasebe, insan kaynakları ve bordro birimlerinin bu konuda bilgilendirilmesi uygun olacaktır. İşletmenin bu konuda eğitim ve ön denetim gibi hizmetleri alması doğru uygulama bakımından yerinde olacaktır.

Hayatın olağan akışı içinde ticari aracın ticari faaliyet dışında veya başka amaçlarla kullanılabilmektedir veya başka taraflara kiralanabilmektedir. Bu gibi durumlarda SGK’nın idari para cezasına itiraz edilebileceğinizi, hatta iptal davası açabileceğinizi hatırlatmak isteriz. Bütün bu süreçlerin mevzuata ve uygulamaya hâkim, deneyimli uzman kadrolar tarafından yönetilmesi halinde olumlu sonuçlar alınabilir.


Kaynak:Mustafa Kılıç / KPMG Vergi