Bu Defa Da Danıştay Kafaları Karıştırdı!

Evet, hep Maliye karıştıracak değil ya, bu defa da Danıştay kafaları karıştırdı!

Danıştay’ın verdiği bazı kararlar kamuoyunda şaşkınlığa ve tartışmalara neden olacak cinsten. Bu kararları önümüzdeki günlerde sırasıyla gündeme getireceğiz.

Bu kararlardan birisi de, limited şirketin anonim şirkete dönüşmesi ve hemen ardından “pay senedi” veya “geçici ilmühaber” bastırması durumunda, pay senedi veya ilmühaberin iktisap (yani edinme) tarihinin hangi tarih olacağı ile ilgili!

Anonim şirketlerde pay senetlerinin iktisap tarihi önemli!

Anonim şirketlere ait olan ve iki yıldan fazla süreyle elde tutulan pay (hisse) senetlerinin satışından doğan kazançlar, tutarı ne olursa olsun gelir vergisine tabi bulunmuyor (GVK Mük. Mad. 80/1). Yani, anonim şirket ortaklarının pay senetlerini iktisap (edinme) tarihinden itibaren ‘‘iki yıl’’ geçtikten sonra satmaları halinde, satıştan doğan kazanç tutarı ne olursa olsun gelir vergisine tabi değil.

Vergi avantajı için pay senedinin bastırılmış olması şart!

Anonim şirketlerin pay senetlerine yönelik bu vergisel avantajdan yararlanılabilmesi için, pay senetlerinin mutlak suretle bastırılmış olması gerekiyor. Ancak, pay senedi bastırılmamışsa, anonim şirket ortakları, paylarını kaç yıl sonra ve kime satarlarsa satsınlar, satıştan doğan kazanç “değer artışı kazancı” olarak gelir vergisine tabi bulunuyor (GVK mükerrer mad. 80/4).

Pay senetlerini bastıran anonim şirketlerin ortaklarının ciddi bir vergisel avantajı var. Ancak, pay senedi bastırmayan anonim şirketlerin ortakları ise, pay devirlerinde bu vergi avantajından yararlanamıyor! Vergi avantajı için gerekli olan iki yıllık sürenin başlaması için, anonim şirket pay senetlerinin bastırılmış olması şart! Bu nedenle, anonim şirket ortaklarının pay senetlerinin bastırılıp bastırılmadığını kontrol etmeleri ve bastırılmamışsa pay senetlerinin bir an evvel bastırılması için hemen harekete geçmeleri gerekiyor.

Limited şirketlerde durum farklı!

Limited şirketlerde ise durum biraz farklı, pay devri 10 yıl sonra da yapılsa, “değer artışı kazancı” olarak gelir vergisine tabi bulunuyor (GVK. Mük. Mad. 80/4).

Maliye, limited şirket pay devrini pay senedi devri olarak kabul etmiyor!

Türk Ticaret Kanunu’na göre, limited şirketler sermaye paylarını temsil etmek üzere ispat aracı olarak (adi) senet veya nama yazılı pay senedi çıkarabiliyor. Ancak nama yazılı pay senedinin hukuki niteliği tartışmalı. Bazı uzmanlar limited şirketlerin nama yazılı pay senetlerinin tıpkı anonim şirket pay senetleri gibi kıymetli evrak niteliğinde olduğu görüşünde. Ancak, tam aksi yönde görüşler de bulunuyor.

Maliye; limited şirket paylarının anılan maddenin uygulamasında menkul kıymet olarak kabul edilemeyeceği, bu nedenle limited şirket ortaklarının pay senetlerinin satışının Gelir Vergisi Kanunun mükerrer 80. maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin uygulamasında pay (hisse) senedi olarak değerlendirilmesinin mümkün bulunmadığı görüşünde (İstanbul VDB’nin 14/04/2014 tarihli ve 62030549-120[Mük.80-2012/954]-906 sayılı Özelgesi).

Nev’i değişikliğinde iktisap tarihi nasıl!

Pay senetleri ile ilgili nev’i değişikliği denildiğinde ilk akla gelen, limited şirketin anonim şirkete dönüşmesi oluyor.

Limited şirketin anonim şirkete dönüşmesi ve hemen ardından “pay senedi” veya “geçici ilmühaber” bastırması durumunda, pay senedi veya ilmühaberin iktisap (yani edinme) tarihinin hangi tarih olacağı konusu uzun zamandır tartışmalı!

Maliye nev’i değişikliğinde iktisap tarihi konusunda iki farklı görüşe sahip!

Maliye, limited şirketin anonim şirkete dönüşmesi ve hemen ardından “pay senedi” veya “geçici ilmühaber” bastırması durumunda, pay senedi veya ilmühaberin iktisap (yani edinme) tarihinin hangi tarih olacağı konusunda iki farklı görüş bildirdi.

İlk görüşü: Limited şirketin kurulduğu tarihin esas alınması gerekir!

Maliye’nin bu konudaki ilk görüşü; “limited şirketin anonim şirkete dönüşmesi ve hemen ardından “pay senedi” veya “geçici ilmühaber” bastırması durumunda, pay senedi veya ilmühaberin iktisap (yani edinme) tarihi, limited şirketin kurulduğu tarih olarak kabul edilmesi gerekir” şeklindeydi (GİB. İzmir VDB’nin 09.06.2011 tarih ve 176300-226, İstanbul VDB’nin 03.05.2011 tarih ve KVK.9723/11704 sayılı özelgeleri).

Son ve şu anki görüşü: Hisse senetlerinin bastırıldığı tarihin esas alınması gerekir!

Maliye, herhangi bir mevzuat değişikliği olmamasına rağmen 2018 yılı başından itibaren ani bir görüş değişikliğine giderek, verdiği özelgelerde; limited şirketin nev'i değişikliği dolayısıyla anonim şirkete dönüşmesi halinde, şirket ortaklarına verilecek hisse senetlerinin iktisap tarihi olarak, ortakların söz konusu şirket hisse senetleri üzerinde tasarruf hakkına sahip oldukları tarihin yani hisse senetlerinin bastırıldığı tarihin esas alınması gerektiğini açıkladı.

Şu an uygulama, bu görüş doğrultusunda yürütülüyor!

Bu konuda verilen özelgelerin bazılarının özeti şu şekilde:

“Nevi değiştirerek anonim şirkete dönüşen limited şirkete ait ortaklık haklarınız, şirketinizin anonim şirkete dönüştüğü tarihte (30/3/2022) hisse senedi çıkarılmak suretiyle hisse senedine bağlanmış olduğundan, anonim şirket hisse senetlerinin iktisap tarihi olarak bu hisseler üzerinde tasarruf hakkına sahip olduğunuz (hisse senetlerinin bastırıldığı) 30/3/2022 tarihinin esas alınması gerekmektedir.” (İstanbul VDB’nin 06.11.2023 tarihli ve E-62030549-125-1238228 sayılı özelgesi).

“Limited şirketinizin nev'i değişikliği dolayısıyla anonim şirkete dönüşmesi halinde, şirket ortaklarına verilecek hisse senetlerinin iktisap tarihi olarak, ortakların söz konusu şirket hisse senetleri üzerinde tasarruf hakkına sahip oldukları tarihin (hisse senetlerinin bastırıldığı tarihin) esas alınması gerekmektedir (İstanbul VDB’nin 25.05.2023 tarihli ve E-62030549-120[Mük.80-2022]-577449 sayılı özelgesi).

“Ortağı bulunduğunuz limited şirkete ait ortaklık hakkınız, anonim şirkete dönüşmesinden sonraki bir tarihte (10.05.2017 tarihinde) hisse senedi çıkarılmak suretiyle hisse senedine bağlanmış olduğundan, sahip olduğunuz hisse senetlerinin satışının değer artış kazancı kapsamı dışında değerlendirilmesinin tespitinde, iktisap tarihi olarak şirket hisse senetleri üzerinde tasarruf hakkına sahip olduğunuz (hisse senetlerinin bastırıldığı) 10.05.2017 tarihinin esas alınması gerekmektedir.” (İstanbul VDB’nin 14.02.2018 tarihli ve 62030549-120[Mük.80-2017/386]-15456 sayılı özelgesi).

Danıştay’ın ezber bozan kararı kafaları karıştırdı!

Evet, tam olarak böyle oldu, Danıştay’ın bu konuda verdiği bir karar ezberleri bozdu, kafaları karıştırdı!

Danıştay, kendisine yansıyan bir olayla ilgili olarak verdiği bir Kararda; limited şirketin anonim şirkete dönüşmesi halinde, dönüşüm sonucu edinilecek hisse senetlerinin ilk iktisap tarihi olarak nev'i değiştiren limited şirketin sermayesine iştirak edilen tarihin esas alınması gerektiğine hükmetti.

Söz konusu kararın özeti ise,

“Tür değiştirme işlemi 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 19. maddesindeki şartlar yerine getirilerek gerçekleştirildiğinden, bu durumun devir olarak değerlendirilmesi gerektiği, bu hususta taraflar arasında da herhangi bir ihtilafın bulunmadığı, devir hallerinde devrolan şirketin ortaklarına verilen hisselerin iktisap tarihi olarak bu yeni hisselerin verilmesine neden olan şirketin hisselerinin iktisap edildiği tarihin esas alınması, bu durumda da davacının tür değişikliğinden sonra sahip olduğu hisse senetlerinin tamamının iktisap tarihi limited Şirket iken iktisap edildiği tarih olan 14.11.2013 tarihi olarak kabulünün gerektiği, dolayısıyla 29.09.2016 tarihinde tescil edilmek suretiyle tür değişikliği yaparak anonim şirkete dönüşen limited şirkette davacıya ait hisse senetlerinin iki yıldan fazla süreyle elde tutulmuş olması nedeniyle söz konusu hisse senetlerinin elden çıkarılmasından doğan kazançların değer artış kazancı kapsamında vergilendirilemeyeceği”

Şeklinde (Danıştay 3. Dairesi’nin 01.10.2024 tarihli ve E.2024/9, K.2024/5025 sayılı Kararı).

İncelenmesinden de fark edileceği üzere, Danıştay’ın bu kararı, Maliye’nin ilk görüşü doğrultusunda!

Peki, şimdi ne olacak?

Maliye halihazırda uygulamasını ikinci ve son görüşü doğrultusunda sürdürüyor.

Danıştay’ın bu konudaki kararı ise, Maliye’nin ilk görüşü paralelinde!

Şirketlerin risk alarak konuyu yargıya taşıması halinde, Danıştay’ın bu kararı doğrultusunda karar çıkması yüksek ihtimal. Ancak, Maliye’de 2018 yılından bu yana uygulamayı yönlendiren ikinci ve son görüşünde ısrarlı.

Bize göre, olması gereken, Maliye’nin Danıştay’ın bu son kararı çerçevesinde mevcut görüşü ve uygulamasını yeniden değerlendirmesi ve yeni ihtilaflara neden olmaması!

Ne dersiniz?


Kaynak:Abdullah Tolu / Ekonomim.com