Özel Sağlık Sigortasında SGK Primi

İşverenler tarafından çalışanlara sağlanan ücret dışı menfaatler, günümüzde ücret politikalarının uygulamalarının önemli bir unsurunu oluşturmaktadır.

Çalışanların sağlık hizmetlerine erişimini güvence altına almak amacıyla işçilere sosyal menfaat olarak sunulan özel sağlık sigortası uygulamaları giderek yaygınlaşmıştır.

İşçilerin ücretlerinde ek olarak sağlanan menfaatlerin sosyal güvenlik mevzuatı kapsamındaki niteliği bordro süreçlerini doğrudan etkilemektedir. İşveren tarafından işçi adına yapılan özel sağlık sigortalarının özellikle prime esas kazanç hesaplamaları bakımından dikkatle ele alınması gereken bir konudur.

5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun "Prime esas kazançlar" başlıklı 80'inci maddesinin "b" bendinde aşağıdaki hüküm yer almaktadır:

"b) Ayni yardımlar ve ölüm, doğum ve evlenme yardımları, görev yollukları, seyyar görev tazminatı, kıdem tazminatı, iş sonu tazminatı veya kıdem tazminatı mahiyetindeki toplu ödeme, keşif ücreti, ihbar ve kasa tazminatları ile Kurumca tutarları yıllar itibarıyla belirlenecek yemek, çocuk ve aile zamları, işverenler tarafından sigortalılar için özel sağlık sigortalarına ve bireysel emeklilik sistemine ödenen ve aylık toplamı asgari ücretin %30'unu geçmeyen özel sağlık sigortası primi ve bireysel emeklilik katkı payları tutarları, prime esas kazanca tabi tutulmaz."

Hüküm doğrultusunda işveren tarafından işçi adına ödenen özel sağlık sigortası primlerinin, aylık asgari ücretin %30'unu aşmayan kısmı prime esas kazanca dahil edilmemektedir. Dolayısıyla işveren tarafından ödenen özel sağlık sigortası priminin aylık asgari ücretin %30'unu aşmayan kısmından sosyal güvenlik primi kesilmeyecektir.

2026 yılı için uygulanacak aylık asgari ücretin brüt tutarı 33.030,00 TL'dir. Bu bağlamda, 2026 yılında işveren tarafından sigortalı adına ödenen özel sağlık sigortası primlerinin aylık asgari ücretin %30'una isabet eden kısmından sosyal güvenlik primi kesilmeyecektir. Dolayısıyla işveren tarafından işçilere yapılan özel sağlık sigortası priminin 9.909,00 TL'ye kadar olan tutarı, 2026 yılı içinde prime esas kazanca dahil edilmeyecektir.

İşveren tarafından işçi adına ödenen özel sağlık sigortası priminin istisna tutarını aşması halinde, aşan kısım ödemenin yapıldığı aya ait prime esas kazanca dahil edilecektir. Prime esas kazanca dahil edilen bu tutar üzerinden, sigortalı ve işveren payları dahil olmak üzere sosyal güvenlik primi hesaplanması gerekmektedir. Bu kapsamda, bordro hesaplamalarında istisna tutarının doğru tespit edilmesi ve yalnızca istisnayı aşan kısım üzerinden prim kesintisi yapılması önem arz etmektedir.

Özel sağlık sigortası primi ödendiği aydaki prime esas kazancının, prime esas kazanç üst sınırının üzerinde olması halinde, söz konusu özel sağlık sigortası primi takip eden iki ayda üst sınır aşılmamak kaydıyla prime esas kazancına dahil edilecektir.

İşveren tarafından ödenen özel sağlık sigortası primi ve bireysel emeklilik katkı payı dışındaki diğer şahıs sigortası (hayat, kaza, vs.) primlerinin ise tamamının sigorta primine kesintisine tabi tutulması gerekmektedir. Ayrıca, işçinin eş ve çocuklarının özel sağlık sigortası primi ve bireysel emeklilik primlerine de işveren tarafından katkı yapılması halinde bu tutardan sosyal güvenlik primi kesilecektir.

Nihayetinde, işverenler tarafından sigortalılar adına ödenen özel sağlık sigortası primlerinin sosyal güvenlik primine tabi olup olmadığı hususu, 5510 sayılı Kanun ve asgari ücret tutarları esas alınarak değerlendirilmektedir.

Bu çerçevede, 2026 yılı için belirlenen aylık brüt asgari ücret dikkate alındığında, yalnızca işveren tarafından işçi adına ödenen ve aylık asgari ücretin %30'unu aşmayan özel sağlık sigortası primi tutarları prime esas kazanç dahil edilmeyecektir.

İstisna sınırının (9.909,00 TL) aşılması, prime esas kazanç üst sınırı uygulaması ve sigortalı dışındaki kişiler adına yapılan ödemeler gibi hususların ise istisna kapsamında değerlendirilmesi mümkün değildir. Bu tutarlar üzerinden sosyal güvenlik primi kesilmesi gerekecektir. Bu nedenle, işverenlerin bordro ve yan hak uygulamalarında mevzuatta öngörülen istisna şartlarını ve tutar sınırlarını dikkate alarak işlem tesis etmeleri önemlidir.


Kaynak:Resul Kurt / Star Gazetesi