İndirimler Tasdik Raporu Koşuluna Bağlanabilir Mi?

30 Aralık 2025 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanunu 49 sıra no.lu Genel Tebliği ile mükelleflerin bir takım indirim ve istisnalardan yararlanması, bazı parasal ölçütlere bağlı olarak yeminli mali müşavirlerden (YMM) tasdik raporu almaları koşuluna bağlanmıştır. 

Bu Genel Tebliğ ile yapılan düzenlemeyi 8 Ocak 2026 günlü gazetemizde yayımlanan “Vergilendirmede iki yeni haksızlık” başlıklı yazımla önce kapsamının ticari, zirai veya mesleki kazançlarla sınırlanmaması sonra ölçüsüzlük bakımından irdelemiş ve eleştirmiştim. Üstelik vergi mevzuatına tam hâkim olmayan, örneğin kira geliri sahipleri, kâr payı elde edenler veya birden fazla yerden ücret geliri elde edip hazır beyan sisteminden beyanda bulunanlar açısından sıkıntı yaşanabileceğini de belirtmiştim. Örneğin Gelir Vergisi Kanunu’nun 89. maddesi uyarınca beyannamesinde eğitim-sağlık harcaması indiriminden 500.000 lirayı aşacak şekilde veya ailece yaptırdıkları sağlık sigortası primleri indiriminden 500.000 lirayı aşacak şekilde yahut iki indirimin toplamı 1 milyon TL’yi aşacak şekilde yararlanan kira gelirleri sahibi bir mükellefin, bir YMM’ye müracaat ederek -yaklaşık 30.000 TL bedelle- Tasdik Raporu alması ve idareye sunması gerekmektedir. Beyannamesinde 1 milyon 20 bin liralık indirimi olan mükellef bu hakkını kullanabilmek için asgari 30.000 lira harcayacaktır. Bu raporun alınacağını bilmeyen, sehven alıp ibraz etmeden indirimlerden yararlanan uyarılmakla birlikte 400.000 lira özel usulsüzlük cezasına çarptırılacaktır.  (Bu Raporu almamakta ısrar ederse indirimden yararlanma hakkını da ayrıca kaybedecektir).

Bu yazımda da söz konusu genel tebliği indirimler açısından ve yetki unsuru bakımından irdelemek istiyorum.

Bu genel tebliğin yasal dayanağı, Vergi Usul Kanunu’nun mükerrer 227. maddesidir. Bu maddeye göre Hazine ve Maliye Bakanlığı, “Vergi kanunlarında yer alan muafiyet, istisna, yeniden değerleme, zarar mahsubu ve benzeri hükümlerden yararlanılmasını belirlenen şartlara uygun olarak yeminli mali müşavirlerce düzenlenmiş tasdik raporu ibraz edilmesi şartına bağlamaya, bu uygulamalara ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkilidir.”

 İstisnada daraltılan verginin konusudur

Maddeye göre tasdik raporu koşuluna bağlanabilecek konular “muafiyet, istisna, yeniden değerleme, zarar mahsubu ve benzeri düzenlemelere” bağlı konulardır. Muafiyet, vergi kanunlarınca kendisi için vergi borcu doğması öngörülmüş olan belirli kişi veya grupların/kurumların devamlı veya geçici yahut mutlak veya şarta bağlı olarak vergi dışı bırakılması, vergiden muaf kılınmasıdır. Bir başka deyişle mükellefiyetin daraltılmasıdır. İstisna ise vergilendirilmesi gereken vergi konusunun kısmen veya tamamen, devamlı ya da belli bir süre vergi dışı bırakılmasıdır. İstisnada daraltılan ise verginin konusudur. İndirim ise vergi konusundan (örneğin gelirden/kazançtan) yapılan bir kısım harcamaların düşülmesi suretiyle matrahın daraltılmasını ifade edip muafiyet ve istisna dışında bir vergi hukuku müessesesini ifade etmektedir.

Yatırım indirimi ile ilgili olarak konuyu tartışan Danıştay’ın kanun niteliğindeki kararında da belirtildiği üzere, istisna ve indirimler kanun tekniği ve hukuki nitelik yönünden farklıdır. İstisnaların ve indirimlerin kanunlardaki düzenleme yerlerinin, hukuki niteliklerinin farklılığı istisna ve indirimlerin farklı rejimler olduğunu göstermektedir (Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulu Kararı E.2002/3 K.2002/3 T.19.7.2002). Bütün bu farklılıklar nedeniyle indirimler, istisna veya istisna benzeri olarak da kabul edilemez. Dolayısıyla VUK mük. md. 227’de indirimler konusunda tasdik raporu arama yetkisi, Hazine ve Maliye Bakanlığına verilmemiştir.

 Kanunun vermediği yetkiyi, bakanlık yönetmelikle kendisine veremez

Öte yandan 3568 sayılı Meslek Kanunu’nun 12. maddesinde de bu şekilde bir yetkilendirme yoktur.  Ancak bu kanuna göre çıkartılmış Yeminli Mali Müşavirlerin Tasdik Edecekleri Belgeler, Tasdik Konuları, Tasdike İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 7. maddesinde YMM’lerin tasdik raporu düzenleyebilecekleri rapor konuları arasında indirimlere de yer verilmişse de, YMM’lerin tasdik raporu düzenleyebilecek olmaları, Bakanlığın zorunluluk getirebilmesinin yasal dayanağı olamaz. Rapor düzenleyebilecek olma başka bir şeydir, zorunluluk ihdası farklı bir şeydir. Kaldı ki kanunun vermediği bir yetkiyi bakanlığın yönetmelikle kendi kendisine vermesi de zaten söz konusu olamaz.

Bu nedenle söz konusu zorunluluklar ihdas eden söz konusu Tebliğ, daha önce yazdıklarımın dışında, indirimler konusunda yetki unsuru yönünden de hukuka aykırıdır.

Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın, ileride doğması muhtemel sıkıntılara ve/veya ihtilaflara yol açmamak adına, yazımıza konu Tebliğini gözden geçirmesinde yarar vardır. 


Kaynak:Bumin Doğrusoz / Ekonomim.com