Son Değişikliklere Göre SGK Prim Borçlarının 6183 Sayılı Kanuna Göre Taksitlendirilme Şartları

Ekonomik durgunluk, satılan ürün ve hizmet bedellerinin zamanında tahsil edilememesi, banka kredisi alma imkanının zorlaşması gibi nedenler zaman zaman SGK’ya olan prim borçlarının ödenememesine ve borç birikimine yol açabilmektedir.

 Bu durum, işletmeler açısından pek çok olumsuz durumu beraberinde getirmektedir.

 İstihdam teşviklerinden yararlanabilmek için cari ay prim borçlarının süresinde ödenmesi ve ödeme vadesi geçmiş herhangi bir borcun olmaması şartı arandığından, prim borcu olan işletmeler iş gücü maliyetlerinin aşağıya çekilmesinde önemli bir enstrüman olan istihdam teşviklerinden yararlanma hakkını kaybetmektedirler.

 Yine, birikmiş borçlar nedeniyle SGK’dan “borcu yoktur yazısı” alınamadığından, kamu ihalelerine girilememekte, SGK borcu yoktur yazısı aranılan pek çok işlem (yapı kullanma izin belgesi, banka kredi işlemleri, hak ediş ödemeleri, kesin teminatın iadesi, devlet yardımı, teşvik ve desteklerinden yararlanma, KOSGEB, TÜBİTAK, Kredi Garanti Fonu, Onaylanmış Kişi Statü Belgesi vd.) yerine getirilememektedir.

Yukarıda belirtilen olumsuzlukların dışında SGK’nın icra takip ve haciz işlemlerine de başlaması durumunda işletmelerin ticari faaliyetleri durma noktasına gelebilmektedir. 

 Şu anda işletmelerin SGK’ya olan birikmiş borçlarını yeniden yapılandırabilecekleri özel bir kanuni düzenleme bulunmamaktadır.

Hal böyle olmakla birlikte, mevcut borçların sürekli düzenleme niteliğinde olan 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 48. maddesine göre tecil ve taksitlendirmesi mümkündür.

 SGK’nın 30 Ocak 2026 tarihli, 2026/7 sayılı Genelgesi ile 6183 sayılı Kanunun 48. Maddesine göre yapılan taksitlendirme ve taksitlendirmenin bozulma şartlarında borçlular lehine bazı kolaylıklar sağlanmıştır.

 Yazımızda, son değişiklikler ışığında SGK prim borçlarının 6183 sayılı kanunun 48. maddesi kapsamında tecil ve taksitlendirilmesi süreçleri ve taksitlenmenin faydaları ele alınacaktır.

 Tecil Nedir?

 Tecil, borçlunun ödemek zorunda olduğu borcun, belirli bir süre ertelenmesi anlamına gelmektedir. SGK prim borçları söz konusu olduğunda, tecil işlemi borçlunun borcunu daha sonra ödeyebilmesi için zaman kazanması anlamına gelmekte ve bu süre zarfında borçlunun, mali durumunu düzelterek borcunu ödeyebilmesine imkân sağlamaktadır.

Tecil Şartları

 SGK prim borçlarının tecili için belirli şartların yerine getirilmesi gerekmektedir

1.Başvuru: Borcunu tecil ettirmek isteyen işverenlerin, işyerinin bağlı olduğu SGK'ya “6183 Sayılı Kanununun 48.Maddesi Kapsamında Tecil Talep Formu” ile başvuru yapması gerekmektedir.

 2.Mali Durum Beyanı: 6183 sayılı Kanununun 48.maddesi kapsamında tecil imkanından yararlanılabilmesi için işverenin “çok zor durum” halinde olması gerekmektedir.

 Likidite oranının; "1,00" ve altında olması halinde bu durum, borçlu açısından çok zor durum olarak kabul edilmekte, "1,01" ve üzerinde olması halinde ise borçluların tecil talepleri reddedilmektedir.

 Tecil talebinde bulunan borçluların çok zor durumda olup olmadıkları, aşağıda belirtilen “likidite oranlarına” göre tespit edilmektedir.

2.1.Borç türü bazında 700.000 TL’nin üzerinde borcu olanlar için çok zor durum tespiti:

 a) Bilanço esasına göre defter tutan borçlular için likidite oranı; “Dönen Varlıklar – Stoklar / Kısa Vadeli Yabancı Kaynaklar” formülüne göre hesaplanmaktadır.

  1. b) İşletme hesabı esasına göre defter tutan borçlular için likidite oranı; “Kasa + Banka + Kısa Vadeli Alacaklar / Kısa Vadeli Borçlar” formülüne göre hesaplanmaktadır.

Çok zor durum tespiti, 3568 sayılı Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanununa göre ruhsat almış ve faaliyet belgesine sahip serbest muhasebeci mali müşavirler veya yeminli mali müşavirler tarafından ilgisine göre (a) veya (b) bendindeki likidite oranı formülüne göre tespit edilerek çok zor durum raporu ile belgelendirilmesi gerekmektedir.

Halka açık şirketler için çok zor durum tespiti ise, Sermaye Piyasası Kuruluna verdikleri en son bilanço esas alınarak (a) bendindeki likidite oranı formülüne göre SGK tarafından yapılmaktadır.

2.2.Borç türü bazında 700.000 TL'yi aşmayan borcu olanlar için çok zor durum tespiti:

Borç türü bazında 700.000 TL'yi aşmayan borcu olanlar için çok zor durum tespiti, mali durum

bildirim formu ile beyan edecekleri bilgiler esas alınarak likidite oranı (Kasa + Banka + Kısa

Vadeli Alacaklar / Kısa Vadeli Borçlar) formülüne göre SGK tarafından yapılmaktadır.

3.Teminat Gösterme: Teminat, borcun ödeneceğine dair bir güvence niteliğindedir.

Buna göre, tecil edilen borçların toplamının 250.000 TL’yi geçmemesi halinde teminat şartı aranmamaktadır. Bu tutarın üzerindeki borçların tecilinde ise, borcun yarısı kadar teminat (banka teminat mektubu veya menkul/gayrimenkul) gösterilmesi gerekmektedir.

4.Tecil Süresi: Tecil süresi, borçlunun likidite oranına ve SGK'nın değerlendirmesine bağlı olarak belirlenmektedir.

Likidite oranının "0,51" ila "1,00" aralığında olması halinde azami 18 aya kadar, "0,50" ve altında olması durumunda ise azami 36 aya kadar eşit taksitler halinde ödenmesini sağlayacak şekilde borçlar ödeme planına bağlanmaktadır.

5.Peşinat: Taksitlendirme işlemi sırasında, borçludan belli bir peşinat ödemesi talep edilmekte ve tecil işlemi belirlenen ilk taksit tutarının defaten ödendiği tarihte başlamaktadır.

 Tecil işleminde borcun eşit taksitlerle ödenmesi esastır.

 Ancak, borçluların kademeli ödeme planında ısrar etmesi ve ilgili SGK Müdürlüğünün borçlunun taksitlerini eşit olarak ödeyemeyecek durumda olduğuna kanaat getirmesi hâlinde, en fazla ilk 6 taksit, eşit taksitlere bölünmüş ödeme planındaki taksit tutarının %50'sinden az olmamak kaydıyla kademeli olarak tecil edilebilmektedir. Bu durumda, sonraki aylara ait taksit tutarları geriye kalan borç miktarının, kalan taksit sayısına bölünmesi suretiyle eşit olarak hesaplanmaktadır.

 6.Faiz Oranı: Tecil süresi boyunca, borca belirli bir tecil faizi uygulanmaktadır. Bu faiz oranı, 13.11.2025 tarihli Resmî Gazetede yayımlanan (Seri: C, Sıra No:9) Tahsilât Genel Tebliği ile aylık %3.25yıllık %39 olarak belirlenmiştir.

 Basit faiz usulü kullanılarak başvuru tarihinden ödeme tarihine kadar geçen süre için ödenecek taksit tutarları üzerinden hesaplanmaktadır.

 Tecil faizinin hesaplanmasında kullanılan basit faiz formülü aşağıdaki gibidir.

Tecil Faizi= (Taksit Tutarı x Yıllık Tecil Faizi Oranı x Gün Sayısı/36.000

 7.Erken ödeme: Tecil ve taksitlendirme talebinde bulunanların, tecil edilen borçlarını taksit ödeme sürelerinden önce ödemesi mümkündür. Bu durumda, erken ödenen tutara, tecil müracaat tarihinden ödemenin yapıldığı tarihe kadar geçen süre için tecil faizi hesaplanmaktadır.

8.Taksitlerin aksatılması: Tecil ve taksitlendirmeye konu taksitlerden;

 -Dört taksitin ödenmemesi hâlinde, ödenmeyen dördüncü taksitin ödeme süresini takip eden günde,

-Ödenmeyen en fazla üç taksitin son taksit ödeme süresine kadar ödenmemesi hâlinde, son taksit ödeme süresini takip eden günde,

-Son taksitin (azami taksit sayısı olan 36'ncı taksit olmaması kaydıyla) izleyen ay sonuna kadar

ödenmemesi hâlinde, bu süreyi takip eden günde,

-36'ncı taksitin süresinde ödenmemesi hâlinde ise takip eden günde tecil işlemi bozulmaktadır.

  1. Cari ay primlerinin aksatılması: Cari ay ödemelerine ilişkin aşağıda belirtilen durumlardan herhangi birinin gerçekleşmesi hâlinde tecil işlemi bozulmaktadır.

Buna göre;

-Bir takvim yılında dört cari aya ait borcunun ödenmemesi hâlinde, ödenmeyen dördüncü cari ayın son ödeme süresini takip eden günde,

-Bir takvim yılında en fazla üç cari aya ait borcunun ödeme planındaki tecil süresi aşılmamak

kaydıyla en geç izleyen takvim yılının sonuna kadar ödenmemesi hâlinde, söz konusu takvim yılını takip eden ilk günde tecil işlemi bozulmaktadır.

 Tecil ve taksitlendirmenin faydaları

 SGK’nın 30 Ocak 2026 tarihinde yayınladığı 2026/7 sayılı Genelge ile borçların tecil ve taksitlendirilmesinde önemli kolaylıklar sağlanmıştır.

 Bu bağlamda, SGK’ya olan borçların tecil ve taksitlendirilmesi, borçlular için genel olarak aşağıdaki şekilde fayda sağlamaktadır.

 1.Ödeme kolaylığı: Borçların tek seferde ödenmesi yerine, daha küçük taksitlerle ve belirli aralıklarla ödenmesi, borçlulara ödeme kolaylığı sağlamaktadır.

 2.Faiz yükünün azaltılması: Tecil ve taksitlendirme işlemleri sırasında uygulanan faiz oranları, piyasa koşullarına göre daha düşük olduğundan borçlunun faiz yükü azalmaktadır.

 3.Mali durumun düzeltilmesi: Tecil süresi boyunca borçlu, mali durumunu düzelterek borcunu daha rahat ödeyebilme imkânına sahip olmaktadır.

 4.Yasal takipten korunma: Tecil ve taksitlendirme işlemleri, borçlunun yasal takipten korunmasını sağlamaktadır. Tecil süresince icra takip ve haciz işlemleri durmaktadır.

 5.İstihdam teşviklerinden yararlanma: SGK’ya olan borçlarını 6183 sayılı Kanunun 48. maddesine göre tecil ve taksitlendiren işverenler tecil süresince istihdam teşviklerinden yararlanma hakkı elde etmektedirler.


Kaynak:Celal Özcan / Ekonomim.com