|
Vergi Uzlaşmalarında Dava Açılabilir Mi?
Değerli okurlarımız uzun bir aradan sonra tekrardan sizlerle buluşmak heyacan verici. Temenni ederim ki, daha önce olduğu gibi sizlerle uzun soluklu birlikte oluruz. Bu köşede yazı yazmak yoğun bir bilgi donanımı yanında ayrıca ciddi bir zaman gerektiriyor. Zaman sorunu olanların sıkça ifade ettiği gibi hayattaki en değerli şey gerçekten de zamandır. Ümit ederim ki yazılarım için daha fazla zaman ayırabilirim. Yazılarıma ara verdiğim süreçte mevzuatta ve uygulamada çok şeyler değişti ama sanırım bunlardan en önemli düzenlemelerden biri vergi aslında uzlaşmanın son bulması ve sadece vergi cezalarında uzlaşmanın mümkün olmasıdır. Bilindiği gibi,Vergi Usul Kanunu (VUK)’nun Ek 7’nci maddesi, “Uzlaşma ve Vergi Mahkemelerinde Dava Açma” başlığını taşımaktadır. Buna göre; “Müddeti içinde uzlaşma talebinde bulunan mükellef veya ceza muhatabı uzlaşma talep ettiği (7524 sayılı Kanunun 14 üncü maddesiyle çıkarılan ibare -vergi veya- Yürürlük; 02.08.2024) ceza için, ancak uzlaşma vaki olmadığı takdirde dava açma yoluna gidebilir. Mükellef veya ceza muhatabı aynı (7524 sayılı Kanunun 14 üncü maddesiyle çıkarılan ibare -vergi veya- Yürürlük; 02.08.2024) ceza için uzlaşma talebinden önce dava açmışsa dava, uzlaşma işleminin sonuca bağlanmasından önce vergi mahkemelerince incelenmez; herhangi bir sebeple incelenir ve karara bağlanırsa bu karar hükümsüz sayılır. (7524 sayılı Kanunun 14 üncü maddesiyle yürürlükten kaldırılan fıkra -Uzlaşmanın vaki olması halinde mükellef, üzerinde uzlaşılan vergi ve cezaya (bunların birisinin üzerinde uzlaşılmış olsa dahi her ikisine), adına sadece ceza kesilmiş bulunan, üzerinde uzlaşılan işbu cezaya karşı dava açamaz- Yürürlük; 02.08.2024) Uzlaşmanın vaki olmaması halinde mükellef veya ceza muhatabı; (7524 sayılı Kanunun 14 üncü maddesiyle çıkarılan ibare -tarh edilen vergiye veya-Yürürlük; 02.08.2024) kesilen cezaya, uzlaşmanın vaki olmadığına dair tutanağın kendisine tebliğinden itibaren genel hükümler dairesinde ve yetkili vergi mahkemesi nezdinde dava açabilir. Bu takdirde, dava açma müddeti bitmiş veya 15 günden az kalmış ise bu müddet tutanağın tebliği tarihinden itibaren 15 gün olarak uzar. Uzlaşmanın vaki olmaması halinde, yukarıdaki ikinci fıkra uyarınca durdurulmuş olan davanın görülmesine, keyfiyetin vergi dairesince işarı üzerine vergi mahkemesinde devam olunur.” 7524 sayılı Kanunun 14 üncü maddesiyle “Uzlaşmanın vaki olması halinde mükellef, üzerinde uzlaşılan vergi ve cezaya (bunların birisinin üzerinde uzlaşılmış olsa dahi her ikisine), adına sadece ceza kesilmiş bulunan, üzerinde uzlaşılan işbu cezaya karşı dava açamaz” düzenlemesi 02.08.2024 tarihinden itibaren yürürlükten kaldırılmış ve VUK Ek 7 Maddesi vergi aslının uzlaşma dışı bırakılması nedeni ile yeni duruma uyarlanmıştır. Peşinen söyleyelim ki, bu değişiklikler mükelleflerin çok büyük çoğunluğu için çok ciddi bir avantaj doğurmuştur. Önceki uygulamada mükellefler vergi aslı ve cezalar için birlikte uzlaşmak zorunda idi ve uzlaşma sağlandığında da vergi aslına dava açılamıyordu. Hatta, önceki düzenlemelerde mükellefler tartışmalı konularda cezaların yüksek olması nedeni ile vergi aslını kabul etmek istemeseler bile, zorunlu olarak uzlaşıyor ve vergi aslına da dava açamıyordu. Bilindiği gibi, değişiklik öncesi uygulamalarda uzlaşmalarda vergi ziyaı ve usulsüzlük cezalarının %75-90’ı hatta bazen tamamı siliniyordu ama mükellefler vergi aslına da uzlaştıkları için uzlaştıkları vergi aslını da ödüyorlardı. Yeni durumda ise vergi aslının uzlaşma dışına çıkarılması ile vergi aslına bağlı cezalarda uzlaşma sağlanabilirken vergi aslı dava konusu yapılabiliyor. Yeni durumda değişiklik sonrası VUK Ek 7 Maddesinde vergi aslına dava açılamayacağına yönelik bir hüküm bulunmamaktadır. Bu durum vergi aslına itirazı olup, cezaları yüksek bulan mükellefler için müthiş bir fırsat yaratmıştır. Örneğin, bir mükellefe 5.000.000.-TL vergi aslı ve 5.000.000.-TL de vergi ziyaıcezası tarh edilmiş ise, mükellef önceki uygulamada riski 10.000.000.-TL artı gecikme faizi olarak gördüğü için uzlaşmaya gidip vergi aslında indirim olmasa bile, vergi ziyaı cezasının varsayalım ki yüzde doksan silindiğinde (5.000.000x%90=)500.000.-TL vergi ziyaı cezası ve 5.000.000.-TL vergi aslı ile birlikte (gecikme faizi ihmal edilmiştir) 5.500.000.-TL ödeyerek, 10.000.000.-TL’lik riski almak istemiyordu. Davaya gidildiğinde bu tutarın bir de gecikme faizi riski de bulunmakta idi. Bu örnek uygulama için yeni durumda vergi 5.000.000.-TL vergi aslı uzlaşmaya girmemekte, sadece vergi ziyaı cezası olan 5.000.000.-TL uzlaşma konusuna girmekte ve mükellef te bu vergi ziyaı cezası için uzlaşmakta ve vergi aslını dava konusu edebilmektedir. Hali ile uzlaşma ile yüksek ceza riski dava aşamasına taşınmamakta, risk yarı yarıya düşmektedir. Davaya taşınacak tutar vergi aslı olan 5.000.000.-TL ile sınırlı olmaktadır. Mükellef davada bu tutarı da kazanacak olur ise çok ciddi avantaja sahip olmuş olacaktır. Yani, mükellefler çok daha düşük bir riskle dava yoluna gidebileceklerdir. Önceki uygulamada ise sadece cezada uzlaşma mümkün olmadığından mükelleflerin bu şansları bulunmamakta idi. Ancak önemle vurgulayalım ki, önceki uygulamadakiyöntemle şimdiki uygulamadaki yöntem dava açma süreleri bakımından farklılık göstermektedir. Önceki uygulamada hem vergi aslı, hem de ceza için birlikte uzlaşma talep ediliyor ve birlikte ihbarname düzenleniyor ve mükelleflere tebliğ ediliyordu. Şimdiki uygulamada ise, vergi aslı için dava açmak isteyen mükelleflerin ihbarnamenin tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde davasını açması gerekmektedir. Uzlaşma talebi dava açma süresini durdurmamaktadır. O nedenle uzlaşma süresi ile dava açma süresini birbirinden ayırmak gerekir. Uzlaşma süresi uzlaşılmak istenen cezalar içindir, vergi aslı için değildir. Cezalarda uzlaşma sağlanılamamasıhalinde cezalar bakımından dava açma süresi uzayacak iken vergi aslına dava açılmasında süreler uzamayacaktır. Esas alınacak tarihler ihbarnamelerin tebliğ tarihinden itibaren 30 günlük dava açma süreleridir. Bu ayırıma dikkat etmek dava açma sürelerini kaçırmamak için çok önemlidir. Son olarak, ülkemizde vergi aslında uzlaşma olur mu olmaz mı tartışması çok yoğun bir şekilde yaşandı ama konunun bu boyutu da yeterince hesap edildi mi acaba! Kaynak:Ekrem Öncü / Finans Gündem |