7582 sayılı kanunla getirilen 'varlık barışı'

4 Haziran 2026 tarihli Resmi gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 7582 sayılı kanun ile Kurumlar Vergisi Kanunu’na eklenen geçici 19. maddede “varlık barışı”na ilişkin yeni düzenlemeler yapılmıştır. Anılan düzenlemeyle; vergiye gönüllü uyumun artırılması hedefi doğrultusunda, gerçek ve tüzel kişilerce yurt dışında sahip olunan para, döviz, altın, hisse senedi, tahvil ve diğer menkul kıymetlerin Türkiye'ye getirilmek suretiyle milli ekonomiye kazandırılması teşvik edilmektedir. Gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerinin Türkiye'de bulunan ancak kanuni defter ve kayıtlarında yer almayan aynı tür varlıklarını da maddede yer alan şartlarla bildirime konu etmelerine imkan sağlanmaktadır. Bu düzenlemeden yararlanmak için, 31/7/2027 tarihine kadar bildirimde bulunulması ve bildirime konu varlıkların bildirim tarihinden itibaren iki ay içinde Türkiye'ye getirilmesi gerekmektedir. Yurt içindeki varlıkların bildirim tarihi itibarıyla banka veya aracı kurumlara yatırılması şartı aranmaktadır.

Bildirilen varlıklara isabet eden tutarlara ilişkin, maddede yer alan şartların sağlanması halinde, vergi incelemesi ve vergi tarhiyatı yapılmaması öngörülmektedir.

Henüz Resmi Gazetede yayınlanmamakla birlikte, anılan madde hükmünün uygulanma usul ve esaslarına ilişkin olarak hazırlanan “Bazı Varlıkların Ekonomiye Kazandırılması Hakkında Genel Tebliğ (Seri No: 1) Taslağı” da Gelir İdaresi Başkanlığının internet sitesinde duyurulmuştur.

Anılan açıklamalar da dikkate alınarak, varlık barışına ilişkin düzenlemeleri aşağıdaki şekilde özetlemek mümkündür:

  • Yurt Dışındaki Varlıklar :

Yurt dışında bulunan

 

 

- para,

- altın,

- döviz,

- menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçları Kurumlar Vergisi Kanunu’na eklenen geçici 19 uncu madde çerçevesinde, 31/07/2027 tarihine kadar(bu tarih dahil) Türkiye’deki banka veya menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarına münhasır olmak üzere aracı kuruma bildirilebilecektir. Bildirim, anılan Tebliğin 1 nolu Eki'nde yer alan form (2 nüsha düzenlenecektir) ile yapılacaktır. (Gerçek ve tüzel kişilerce, söz konusu varlıklara ilişkin olarak vergi dairelerine herhangi bir beyanda bulunulmayacaktır.)

Bildirimlerin, yetkili kılınmış vekiller veya kanuni temsilciler tarafından da yapılabilmesi mümkündür. (Bildirimin vekil ya da kanuni temsilcisi tarafından yapılması halinde, bankalar veya aracı kurumlarca söz konusu vekil veya kanuni temsilcinin yetkili olup olmadığı hususu kontrol edilecektir.)

Anılan varlıkların tek bir bildirimle bildirilmesi esas olmakla birlikte, 31/07/2027 tarihine kadar birden fazla bildirimde bulunulması, ya da daha önce yapılmış bildirimlere ilişkin düzeltme bildiriminde bulunulması mümkündür. Ancak, bildirim süresi sona erdikten sonra bildirimlere ilişkin yapılan düzeltme talepleri dikkate alınmayacaktır. Bu çerçevede, 31/7/2027 tarihine kadar yapılan bildirimlerin bu tarihten sonra düzeltilmesi mümkün olmayacaktır.

Bildirime konu edilecek bu varlıkların bildirim tarihinden itibaren iki ay içerisinde Türkiye’deki banka ya da aracı kurumlarda açılacak bir hesaba transfer edilmesi veya yurt dışından fiziki olarak getirilenlerin bu hesaplara yatırılması şarttır. Yurt dışında bulunan söz konusu varlıkların Türkiye’ye fiziki olarak getirilmesi sırasında Gümrük İdaresince bu varlıkların banka veya aracı kurumlara bildirildiğine ilişkin belgenin aranılması şarttır. Gümrük İdaresi, bu kapsamda aldığı beyanları, alındığı ayı takip eden ayın sonuna kadar Gelir İdaresi Başkanlığına bildirecektir.

Türkiye’deki banka ya da aracı kurumlarda açılacak hesaba ilgili varlığın transferi işlemlerinde, bildirimde bulunan hesap sahibi ile yurt dışından varlığı transfer edenin farklı kişiler olmasının söz konusu hükümden faydalanılması açısından herhangi bir önemi bulunmamaktadır.

Bildirime konu edilen varlıklara ilişkin olarak banka veya aracı kurumlar tarafından, bildirimde bulunanlardan herhangi bir belge istenilmeyecektir.

Yurt dışında bulunan ancak kapsama girmeyen varlıkların (örneğin taşınmazların) 31/07/2027 tarihine kadar, kapsamdaki varlıklara dönüştürülmek suretiyle söz konusu fıkra hükümleri çerçevesinde Türkiye’ye getirilmesi mümkündür.

  • Yurt İçindeki Varlıklar :

Gelir veya Kurumlar Vergisi mükelleflerince sahip olunan ve Türkiye’de bulunan ancak kanuni defter kayıtlarında yer almayan

-  para,

- altın,

döviz,

- menkul kıymet ve

- diğer sermaye piyasası araçları ile

31/07/2027 tarihine (bu tarih dâhil) kadar anılan Tebliğin 2 nolu ekinde yer alan bildirim formu ile bankalara veya (menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarına münhasır olmak üzere) aracı kurumlara bildirilebilecektir. Bildirimde bulunan gerçek ve tüzel kişilerce, söz konusu varlıklara ilişkin olarak vergi dairelerine herhangi bir beyanda bulunulmayacaktır.

Gelir ve kurumlar vergisi mükellefiyeti bulunmayanların da Türkiye'de bulunan para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçları için bildirimde bulunmak suretiyle madde hükmünden yararlanabilmeleri mümkündür. Bu kişilerin söz konusu varlıklarını bildirim tarihi itibarıyla banka veya aracı kurumlarda açılan hesaplara yatırmaları ve bu durumu tevsik edici belgelerle kanıtlamaları zorunludur.

  • Yurt Dışı ve Yurt İçi Varlıklara İlişkin Ortak Düzenlemeler :
  • Yurt Dışında ve Yurt İçinde Bulunan Varlıkların Bildirimi Üzerine Banka veya Aracı Kurumlarca Yapılacak İşlemler ve Verginin Ödenmesi

Bankaya verilen 2 nüsha Formun bir nüshası, ilgili banka veya aracı kurum tarafından, varsa bildirim nedeniyle açılan hesaba ilişkin bilgiler yazılıp tasdik edildikten sonra, düzenlenen banka dekontları veya işlem sonuç formlarıyla birlikte ilgilisine geri verilecektir.

Bildirime konu olan varlıkların vergisi, banka ve aracı kurumlar tarafından sorumlu sıfatıyla ödenecek olup, banka ve aracı kurumlar kendilerine bildirilen varlıklara ilişkin olarak bildirim sahibinden bildirilen varlıkların değeri üzerinden %5 oranında vergiyi peşin olarak tahsil edeceklerdir. Banka ve aracı kurumlar vergiyi, bildirimi izleyen ayın on beşinci günü akşamına kadar vergi sorumlusu sıfatıyla Tebliğin Ek-3'ünde yer alan beyanname ile bağlı bulundukları vergi dairesine beyan edeceklerdir. Beyan edilen varlıkların değerleri üzerinden, vergi dairelerince tarh edilen vergiler, beyan süresi içerisinde banka ve aracı kurumlar tarafından vergi sorumlusu sıfatıyla ödenecektir.

Bildirime konu olan varlıklar üzerinden ödenecek vergi % 5 olmakla birlikte, şayet bu varlıklar

  • Vadeli hesaplarda,
  • Devlet iç borçlanma senetlerinde,
  • kira sertifikalarında veya girişim sermayesi yatırım fonlarında
  1. a) En az beş yıl bulundurulacağının taahhüt edilmesi halinde %0,
  2. b) En az dört yıl bulundurulacağının taahhüt edilmesi halinde %1,
  3. c) En az üç yıl bulundurulacağının taahhüt edilmesi halinde %2,

ç) En az iki yıl bulundurulacağının taahhüt edilmesi halinde %3,

  1. d) En az bir yıl bulundurulacağının taahhüt edilmesi halinde %4

olarak uygulanacaktır.

1/1/2027 tarihinden 31/7/2027 tarihine kadar (bu tarih dahil) yapılacak bildirimlerde yukarıdaki oranlara yarım puan artırım yapılacaktır.

Söz konusu taahhütler, bildirim esnasında, Tebliğin Ek-2’sinde yer alan taahhütname örneği doldurularak banka veya aracı kurumlara verilecektir. Bu taahhütnameler damga vergisine tabi olmayacaktır.

Taahhüt edilen sürelerin başlangıcı olarak, bildirime konu varlıkların vadeli hesaplara, devlet iç borçlanma senetleri, kira sertifikaları veya girişim sermayesi yatırım fonlarına yatırıldığı tarih esas alınacaktır.

  • Şirketlerin Kanuni Temsilcileri, Ortakları veya Vekilleri Adına Görünen Varlıkların Durumu

Şirketlerin kanuni temsilcileri, ortakları ya da şirket veya şirketin ortakları adına Kanun kapsamına giren varlıkları 04/06/2026 tarihinden önce yetkili kuruluşlarca düzenlenen bir vekalet veya temsil sözleşmesine istinaden değerlendirmeye yetkili olanların bu tarih itibariyle sahip oldukları ve yurt dışında bulunan varlıklarının, şirket adına bildirime konu edilerek Türkiye’ye getirilmesi veya Türkiye’deki banka veya aracı kurumlarda açılacak bir hesaba transfer edilmesi ya da Türkiye'de bulunan ancak 04/06/2026 tarihi itibarıyla kanuni defter kayıtlarında yer almayan varlıklarının Tebliğde yapılan açıklamalar çerçevesinde şirket adına beyan edilmek suretiyle Kanun hükümlerinden yararlanılabilmesi mümkündür.

Keza, şirket veya şirket ortaklarına ait olduğu halde şirketin kanuni temsilcileri, ortakları veya vekilleri dışındaki kişilerce tasarruf edilen varlıklar, söz konusu madde hükümleri çerçevesinde şirket adına bildirime konu edilerek madde hükmünden yararlanılabilecektir. Ayrıca, gerçek kişilere ait olduğu halde bu kişilerin ortağı veya kanuni temsilcisi oldukları yurt dışındaki şirketlerce tasarruf edilen varlıkların da ilgili gerçek kişiler adına bildirime konu edilmesi halinde madde hükmünden yararlanılabilmesi mümkündür.

  • Varlıkların Bildirim Değeri

Bildirilen söz konusu varlıklar, bildirildiği tarih itibarıyla, aşağıdaki değerleme ölçütleri ile değerlenecektir:

  • Türk Lirası cinsinden para, itibari (nominal) değeriyle.
  • Altın, rayiç bedeliyle.
  • Döviz, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası döviz alış kuruyla.
  • Menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarından;

-Hisse senedi gibi pay senetleri, varsa borsa rayiciyle, borsa rayici yoksa rayiç bedeliyle, bu bedel tespit edilemiyorsa alış bedeliyle, alış bedeli de belli değilse itibari (nominal) değeriyle.

-Tahvil, bono, eurobond gibi borçlanma araçları, varsa borsa rayiciyle, borsa rayici yoksa rayiç bedeliyle, bu bedel tespit edilemiyorsa alış bedeliyle, alış bedeli de belli değilse itibari (nominal) değeriyle.

-Yatırım fonu katılma payları, ilgili piyasasında belirlenmiş kapanış fiyatıyla.

-Vadeli işlem ve opsiyon sözleşmeleri gibi türev araçlar, varsa borsa rayiciyle, borsa rayici yoksa rayiç bedeliyle, bu bedel tespit edilemiyorsa alış bedeliyle, alış bedeli de belli değilse itibari (nominal) değeriyle.

Bildirimlerde, söz konusu varlıkların Türk Lirası karşılığı bedelleri esas alınacaktır.

 

Bildirimde bulunduktan sonra, yapılan hataların düzeltilmesi ya da bildirime konu edilen varlıkların azaltılması amacıyla 31/07/2027 tarihine kadar yapılacak düzeltmelerde varlıkların ilk bildirim tarihindeki değerleri esas alınacaktır.

  • Bildirilen Varlıkların Kanuni Defter Kayıtlarına İntikal Ettirilmesi

Bildirilen varlıklar, Vergi Usul Kanunu uyarınca defter tutan mükelleflerce, banka veya aracı kurumlara bildirildiği ya da vergi dairelerine beyan edildiği tarih itibarıyla, yukarıda açıklanan şekilde belirlenen Türk Lirası karşılığı bedelleriyle, kanuni defterlere kaydedilebilecek ve söz konusu varlıkların elden çıkarılması halinde satış kazancının tespitinde bu bedel dikkate alınacaktır.

Serbest meslek kazanç defteri ile işletme hesabı esasına göre defter tutan mükellefler, söz konusu kıymetleri defterlerinde ayrıca gösterebileceklerdir.

Kanuni defterlere kaydedilen bu kapsamdaki varlıkların elden çıkarılmasından doğan zararlar, gelir veya kurumlar vergisi uygulaması bakımından gider veya indirim olarak kabul edilmeyecektir.

Bu şekilde bildirimde veya beyanda bulunulan ve Vergi Usul Kanunu uyarınca defter tutan mükelleflerce kanuni defterlere kaydedilen söz konusu varlıklar, bildirim tarihinden itibaren iki yıl geçmesi koşuluyla, vergiye tabi kazancın ve kurumlar için dağıtılabilir kazancın tespitinde dikkate alınmaksızın işletmeden çekilebilecektir. Başka bir deyişle; bu kapsamda varlık barışından yararlanıldığı takdirde, bu varlıklariki yıl geçtikten sonraüzerinden bir vergi ödenmeksizin, işletmeden çekilebilecektir.

Bilanço esasına göre defter tutan mükellefler, kanuni defterlerine kaydettikleri kıymetleri için pasifte özel fon hesabı açacaklardır. Söz konusu hesap sermayenin cüz’ü addolunacak, bildirim tarihinden itibaren iki yıl geçmedikçe işletmeden çekilemeyecek ve sermayeye ilave dışında başka bir amaçla kullanılamayacaktır. Fon hesabında tutulan bu tutarlar, işletmenin tasfiye edilmesi halinde vergilendirilmeyeceği gibi 193 sayılı Kanunun 81 inci maddesi ile 5520 sayılı Kanunun 18, 19 ve 20 nci maddeleri uyarınca gerçekleşecek birleşme, devir ve bölünme hallerinde de vergilendirilmeyecektir. Ayrıca, söz konusu varlıklara ilişkin tutarların, bildirim tarihinden itibaren 2 yıl geçtikten sonra, kurumlar vergisi mükellefleri tarafından ortaklara dağıtılması halinde kar dağıtımına bağlı stopaj yapılmayacak, gerçek kişi ortaklar ile kurumlar vergisi mükellefi olan ortaklar tarafından elde edilen bu tutarlar da vergilendirilmeyecektir.

  • İnceleme ve Tarhiyat Yapılmayacak Haller

Yukarıda açıklanan kapsamdaki varlıklar nedeniyle, şartlara uyulduğu takdirde, hiçbir suretle vergi incelemesi ve vergi tarhiyatı yapılmayacaktır.

Bildirilen varlıklar dışındaki diğer nedenlerle başlayan vergi incelemeleri veya takdire sevk işlemleri dolayısıyla, madde kapsamında bildirimde bulunan mükellefler hakkında matrah farkı bulunması durumunda;

  1. a) Bulunan matrah farkının bildirime konu edilen varlıklar nedeniyle ortaya çıktığının tespiti ve bildirilen varlık tutarının, bulunan matrah farkına eşit ya da fazla olması durumunda gelir veya kurumlar vergisi ile katma değer vergisi yönünden tarhiyat yapılmayacaktır.
  2. b) Bulunan matrah farkının bildirime konu edilen varlıklar nedeniyle ortaya çıktığının tespiti halinde, bu farkın bildirilen varlık tutarından fazla olması durumunda, yalnızca aradaki fark tutar üzerinden gelir veya kurumlar vergisi ile katma değer vergisi yönünden vergi tarhiyatı yapılacaktır.

Ancak, vergi incelemesine başlanılan veya takdir komisyonuna sevk edilen tarihten sonra madde hükmüne istinaden bildirimde bulunulması, vergi incelemesi ve takdir komisyonu kararına istinaden bulunan matrah farkları üzerinden vergi tarhiyatı yapılmasına engel teşkil etmeyecek ve bildirime konu edilen tutarlar mahsuba konu edilemeyecektir.


Kaynak:Akif AKARCA / Dr.Mehmet ŞAFAK / www.ekonomim.com