Turizm konaklama tesislerine yeni SGK prim teşviki

Turizm sektörü, döviz kazandırıcı etkisi, bölgesel kalkınmaya katkısı, hizmet ihracatı niteliği ve geniş istihdam kapasitesiyle ekonominin stratejik sektörlerinden biridir.

Ancak, turizm sektörü aynı zamanda dışsal şoklara en açık alanlardan biri olarak öne çıkmaktadır. Jeopolitik gerilimler, komşu ülkelerdeki güvenlik riskleri, küresel talep dalgalanmaları, maliyet artışları ve sezonluk çalışma yapısı, özellikle konaklama tesislerinin istihdamı sürdürülebilir biçimde korumasını zorlaştırmaktadır.

 

Turizm sektörünün görünümü

Kültür ve Turizm Bakanlığının yayımladığı sınır istatistiklerine göre 2025 yılında Türkiye’ye gelen yabancı ziyaretçi sayısı 52,7 milyon seviyesinde gerçekleşmiş, yabancı ziyaretçi ve yurt dışında yaşayan vatandaş ziyaretçilerin birlikte hesaplandığı toplam ziyaretçi sayısı ise 63,9 milyonu aşmıştır. Buna karşın yabancı ziyaretçi sayısındaki yıllık artışın yalnızca yaklaşık yüzde 0,28 düzeyinde kalması, sektörün 2025 yılında nominal olarak yüksek hacmini korumakla birlikte güçlü bir büyüme ivmesi yakalayamadığını ortaya koymaktadır.

 

 

Yine, Bakanlığın Mayıs 2026 sınır istatistiklerine göre, Mayıs ayında Türkiye’yi ziyaret eden yabancı sayısı geçen yılın aynı ayına göre yüzde 3,58 azalarak 4.856.862 kişi olmuştur.               Ocak-Mayıs 2026 döneminde ise yabancı ziyaretçi sayısı bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 2,56 azalışla 15.226.624 kişi olarak gerçekleşmiştir.

 

Turizm konaklama tesislerine öngörülen istihdam teşviki

3 Temmuz 2026 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisine sunulan 2/3764 sayılı “Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi” ile turizm işletmesi belgesine sahip konaklama tesislerine yönelik sigorta primi desteği sağlanması öngörülmektedir.

Teklifin TBMM’de görüşmeleri sırasında bazı değişiklikler olabilecek ise de, yazımızda teklifte yer alan düzenlemeler çerçevesinde turizm konaklama tesislerine sağlanacak istihdam teşviki konusunda bilgi verilecektir.

 

Teşvikten yararlanma şartları

Söz konusu teşvikten yararlanılabilmesi için işyerinin:

- Özel sektöre ait konaklama tesisi olması

- 2634 sayılı Turizm Teşvik Kanunun kapsamında Kültür ve Turizm Bakanlığı turizm işletmesi belgesine sahip olması

- Muhtasar ve Prim Hizmet Beyannamelerinin yasal sürede verilmesi

- Tahakkuk eden cari ay sigorta primlerinin yasal süresinde ödenmesi

- SGK’ya ödeme vadesi geçmiş prim, idari para cezası ve bunlara ilişkin gecikme cezası ve gecikme zammı borcunun bulunmaması veya varsa tecil ve taksitlendirilmiş ya da yapılandırılmış olması

Gerekmektedir.   

 

Teşvik tutarı

Yukarıda belirtilen şartları sağlayan turizm konaklama tesisi işyerine ilgili ayda/dönemde SGK’ya verilen muhtasar ve prim hizmet beyannamelerinde kayıtlı 5510/4-a (SSK) bendi kapsamında uzun vadeli sigorta kollarına (malullük, yaşlılık ve ölüm) tabi sigortalıların prim ödeme gün sayısının 116,67 TL ile çarpılması (prim gün sayısı x 116,67 TL) suretiyle bulunacak tutarda teşvik sağlanacaktır.

Dolayısıyla, bir kişi için 30 gün üzerinden sağlanacak teşvik tutarı (30 gün x 116,57 TL) 3500,10 TL olacaktır.

Konaklama tesislerine sağlanacak olan bu teşvik İşsizlik Sigortası Fonundan karşılanacaktır.

Düzenlemenin İşsizlik Sigortası Fonuna maliyetinin yaklaşık 5,36 milyar TL olacağı tahmin edilmektedir. Bu yönüyle teklif, turizm sektöründe işveren maliyetlerinin azaltılması ve istihdamın korunması amacıyla geçici fakat hedefli bir destek mekanizması olduğunu söyleyebiliriz.

 

Teşvik süresi

Konaklama tesisi işyerleri 2026/Mayıs-Aralık dönemine ilişkin olmak üzere, tesisin faaliyette bulunduğu aylar/dönemler ile sınırlı olmak üzere en fazla 8 ay süreyle teşvikten yararlanabileceklerdir.

 

Teşvikten yararlanamayacak olan işyerleri

Aşağıda belirtilen durumların tespiti halinde söz konusu konaklama tesisi işyerleri teşvikten yararlanamayacak, yararlanılmış olması halinde de gecikme cezası ve gecikme zammı ile birlikte geri alınacaktır.

- Mevcut bir işletmenin kapatılarak değişik bir ad ve unvan altında ya da yeni bir iş birimi olarak açılması veya yönetim ve kontrolü elinde bulunduracak şekilde doğrudan veya dolaylı ortaklık ilişkisi bulunan şirketler arasında istihdamın kaydırılması, şahıs işletmelerinde işletme sahipliğinin değiştirilmesi gibi muvazaalı yöntemlere başvurularak söz konusu destekten yararlandığı tespit edilen işyerleri,

- 2026/Mayıs-Aralık döneminde çalıştırdığı kişileri sigortalı olarak bildirmediği (kayıt dışı çalıştırma) veya bildirilen sigortalıları fiilen çalıştırmadığı (sahte sigortalılık) tespit edilen işyerleri

- 2026/Mayıs-Aralık döneminde sigortalıların prime esas kazançlarını SGK’ya bildirmediği veya eksik bildirdiği tespit edilen işyeri

Ancak, ilgili ayda 2026/ Mayıs- Aralık dönemine ait aylık brüt asgari ücretin onda birini                        (3303 TL) geçmeyecek tutarda eksik prime esas kazanç bildirimi yapıldığının tespiti durumunda, SGK tarafından yapılacak ihtar üzerine 15 günlük süre içinde söz konusu eksikliği gideren işyerleri söz konusu destekten yararlanmaya devam edebileceklerdir.

 

Teşvikten yararlanamayacak olan sigortalılar

Söz konusu destek aşağıda belirtilen sigortalılar hakkında uygulanmayacaktır.

- Sosyal güvenlik destek primine tabi olanlar (emekli çalışanlar)

- Yabancı uyruklu sigortalılar

- Yurtdışında çalışan sigortalılar

 

Teşvik tutarının SGK prim borçlarına mahsubu

Söz konusu destek, klasik anlamda doğrudan nakit hibe niteliğinden ziyade sosyal güvenlik primi yükünün azaltılmasına yönelik bir istihdam teşviki olarak kurgulanmıştır.

Buna göre, yararlanılacak olan teşvik tutarı söz konusu işyerlerinin SGK’ya ödeyecekleri sigorta primlerinden otomatik olarak mahsup edilecektir.

Ancak, söz konusu teşvikten yararlanan işyerlerinin aynı ayda/dönemde diğer sigorta primi teşvik, destek ve indirimlerinden yararlanması halinde; söz konusu teşvik tutarı, diğer teşvik, destek ve indirimler uygulandıktan sonra destekten yararlanılan aya/döneme ait SGK’ya ödenmesi gereken sigorta prim tutarını aşamayacaktır.

Bunun dışında, İşsizlik Sigortası Fonundan karşılanacak olan tutarlar, gelir ve kurumlar vergisi uygulamalarında gelir, gider veya maliyet unsuru olarak dikkate alınmayacaktır.

Kültür ve Turizm Bakanlığı verileri, 2025 yılında yabancı ziyaretçi sayısındaki artışın oldukça sınırlı kaldığını, 2026 yılının ilk beş ayında ise yabancı ziyaretçi sayısında düşüş yaşandığını göstermektedir.

Dolayısıyla, TBMM’ye sunulan kanun teklifinde öngörülen düzenleme, turizm işletmesi belgesine sahip konaklama tesislerine sigorta primi desteği sağlayarak işveren maliyetlerini azaltmayı, kayıtlı istihdamı korumayı ve sektörün dışsal şoklara karşı dayanıklılığını kısmen de olsa artırmayı hedeflemektedir.

Bu düzenleme, tek başına turizm sektörünün tüm yapısal sorunlarını çözmeye yeterli olmasa da iş gücü kaybının önlenmesi, hizmet kalitesinin korunması bakımından önemli bir kamusal destek olduğu değerlendirilmektedir.


Kaynak:Celal Özcan / www.ekonomim.com